TAPDK BELGE SÜRE UZATIM TARİHLERİ

2015 yılı ve öncesinde düzenlenen ve 31/12/2015 tarihi itibariyle geçerliliğini koruyan satış belgeleri için 04 Ocak 2016 – 31 Mart 2016 tarihleri arasında 2016 yılı süre uzatım işlemi yapılması gerekmektedir.

Süre uzatım işlem başvuruları Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İl/İlçe Müdürlükleri (Yetkili Müdürlükler) tarafından kabul edilecektir.

Bilindiği üzere, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 14’üncü maddesi;

“(1)Satış belgelerinin alındığı veya süre uzatım işleminin yapıldığı tarihe bakılmaksızın, faaliyetine devam etmek isteyen satıcılar takip eden yılın Ocak ayı başından Mart ayı sonuna kadar süre uzatım işlemini yaptırmak zorundadır. Süre uzatım işlemi; işlemin yapıldığı tarihte geçerli olan süre uzatım işlem bedelinin, Kurumun ilan ettiği banka hesabına Kurum sicil numarası beyan edilerek yatırılması suretiyle yapılır.

Süre uzatım işlemi belge üzerinde gösterilir.”

“(3) Süresi içerisinde süre uzatım işlemini yaptırmayan satıcıların satış belgeleri, süre uzatım işleminin son gününden itibaren otuz gün sonra geçerliliğini kaybeder ve Kurumun internet sitesinde yayımlanır. Bu kapsamdaki satıcılar, süre uzatım tarihinin bitimini müteakiben ürün satın alamaz ve belgelerinin geçerlilik süresi içerisinde, ellerinde bulunan ürünleri tasfiye etmeye mecburdur. Belirtilen süre zarfında süre uzatım işlemi yaptırmayan satıcıların faaliyetine devam etmek istemeleri durumunda, yeniden belge almaları zorunludur. “

Hükümlerini haiz bulunmaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde;

Satış belgeleri için 31 Mart 2016 Perşembe günü akşamına kadar süre uzatım işlemi yapılmadığı taktirde, anılan tarihten sonra ürün (tütün mamulü, alkol ve alkollü içki) satın alınması mümkün olmayacak ve satıcıların mevcutlarında bulunan ürünleri Nisan ayı sonuna kadar tasfiye etmeleri zorunlu olacaktır. Nisan ayının sona ermesini müteakip ürün satışına devam edildiğinin tespiti halinde 4733 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bentleri gereğince idari para cezası yaptırımı uygulanacak ve aynı maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında, satışa sunulan ürünlerin mülkiyeti kamuya geçirilecektir.

Faaliyetine devam etmesine rağmen süre uzatım işlemi yapmaması nedeniyle satış belgesi iptal duruma düşecek olan satıcıların (alkollü içki satıcıları için uygulanan mesafe şartı dahil) güncel mevzuat hükümlerine uygun olarak yeniden satış belgesi başvurusunda bulunması gerekecektir.

Perakende satıcılar, açık alkollü içki satıcıları, toptan satıcılar ve nargile sunum uygunluk belgesi sahibi satıcılar süre uzatım işlemleri esnasında mevcut satış belgesinin asıl suretini ve işlem bedelini ödediklerine dair dekontu Yetkili Müdürlüğe ibraz etmek ve süre uzatım işlemini satış belgelerinin üzerinde gösterilmesini sağlamak zorundadırlar.

2016 yılı süre uzatım işleminin aşağıda yer alan açıklamalar doğrultusunda gerçekleştirmesi önem arz etmektedir:

I- Kurumumuz tarafından 2016 yılı için belirlenen ve sayfanın alt bölümünde belirtilen işlem bedeli, Ziraat Bankası şubelerinde kullanıma açılmış bulunan “TAPDK Kurumsal Tahsilat Ekranı”, ATM cihazları veya Ziraat Bankası İnternet Şubesi vasıtası ile havale ücreti vs. isimler altında herhangi bir masraf ödenmeksizin Kurum sicil numarası beyan edilerek yatırılmalıdır. İşlem bedellerinin tahsilatı konusunda hiçbir kişi ya da kuruma yetki verilmemiş olup, ödemeler mutlak surette Ziraat Bankası şubeleri kanalıyla gerçekleştirilmelidir.

TAPDK Kurumsal Tahsilat Ekranında “Yeni Başvuru” ve “Süre Uzatım İşlemi” olmak üzere 2 farklı tahsilat seçeneği yer almaktadır. İşlemin sorunsuz bir şekilde tamamlanabilmesi için ödemenin mutlak surette Süre Uzatım İşlemi seçeneğinden yapılması zorunludur.

Süre uzatım işlemi bedeli kesinlikle havale veya EFT gibi yollarla ya da Ziraat Bankası şubelerindeki TAPDK Kurumsal Tahsilat Ekranının yeni başvuru bölümünden, diğer bir değişle TC kimlik numarası veya vergi numarası beyan edilerek ödenmemelidir. Aksi taktirde işlem bedeli Kurum hesabına yatırılmış olsa dahi satış belgesi iptal duruma düşecek ve geçerliliğini yitirecektir.

Süre uzatım işlem bedelinin hatalı olarak (TC kimlik numarası veya vergi numarası beyan edilerek) ödenmesi halinde, ödemenin doğru şekilde (Kurum sicil numarası beyan edilerek) yeniden yapılması ve hatalı olarak ödenen bedelin Kurumdan iade talep edilmesi gerekmektedir. Bedel iadesi talep dilekçesi örnekleri Yetkili Müdürlüklerden temin edilebilecektir.

II- Satıcıların Ziraat Bankası şubeleri kanalıyla yaptıkları süre uzatım işlem bedeli ödemesine dair dekont ve mevcut satış belgeleri ile birlikte satış belgesi işlemlerini yürütmek üzere Yetkili Müdürlüğe başvurması ve süre uzatım işleminin belge üzerinde gösterilmesini sağlamaları zorunludur.

Yapılan süre uzatım işlemi ödemesine ilişkin banka dekontunun asıl sureti Yetkili Müdürlükler tarafından teslim alınacaktır.

III- Belirlenen süre zarfında yukarıda belirtilen işlemlerin usulüne uygun olarak tamamlanması halinde, satıcılar adına yeni bir belge düzenlenmesine gerek bulunmayacak olup, mevcut belgelerin muhafaza edilmesi gerekmektedir.

2016 yılı için toptan satış belgesi süre uzatım ve yeni belge başvuru bedelleri 3.850 TL olarak belirlenmiş olup, 2016 yılından itibaren bahis konusu belgelerin bedelleri belirlenirken faaliyetin yürütüldüğü mahallin dikkate alınması uygulamasına son verilmiştir.

Nargilelik tütün mamulü sunumu uygunluk belgeleri için yapılması zorunlu süre uzatım işlemleri de yukarıda belirtilen usul ve esaslara tabidir.

Bilgi edinilmesi rica olunur.

Suat EVCİMEN
Başkan

2016 YILI İÇİN BELİRLENEN SATIŞ BELGESİ YENİ BAŞVURU ve SÜRE UZATIM İŞLEM BEDELLERİ

1 Tütün Mamulü, Alkollü içki ve Etil Alkol /Metanol Toptan Satış Belgeleri   3.850 TL
2 Tütün Mamulü, Alkollü İçki ve Etil Alkol Perakende Satış Belgeleri  
  İl merkezlerinde ve Büyükşehir belediyesine dahil ilçelerde 255 TL
  İlçe merkezlerinde 175 TL
  Diğer mahallerde (Belde, köy gibi) 60 TL
3 Açık İçki Satış Belgeleri  
  İl merkezlerinde ve Büyükşehir belediyesine dahil ilçelerde 1. 045 TL
  İlçe merkezlerinde ve diğer mahallerde (Belde, köy gibi) 405 TL
4 Nargilelik Tütün Mamulü Sunum Uygunluk Belgesi  
  İl merkezlerinde ve Büyükşehir belediyesine dahil ilçelerde 2.550 TL
  İlçe merkezlerinde ve diğer mahallerde 2.320 TL
Genel içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

2016 YILINDA UYGULANACAK ÇOCUK YARDIMI

2016 Yılının İlk Yarısında Uygulanacak Çocuk Yardımı

Dönemi 0 – 6 Yaş Tutarı (TL) 6 Yaşından Büyükler (TL)
01.01.2016 – 30.06.2016 44,41 22,20
Hesaplama şekli (500 x 0,088817) (250 x 0,088817)


(*) Özel Sektör işyerlerinde Gelir Vergisinden muaf,damga vergisine tabi olup,SGK muafiyet sınırını aşan miktar üzerinden SPEK prim ve işsizlik primi alınır.

Genel içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

2016 KIDEM TAZMİNATI TAVANI

2016 Yılının İlk Yarısında Uygulanacak Kıdem Tazminatı Tavanı

Dönemi Tutarı (TL)
01.01.2016 – 30.06.2016 4.092,53 TL

Kıdem Tazminatından SGK Primi ve İşsizlik Primi Alınmaz,Gelir Vergisinden Muaf olup,sadece Damga Vergisi uygulanır.

Şartları: 1475/14’üncü Maddesinde yazılıdır.

Toplu iş sözleşmeleri ile 1 yıl kıdem karşılığı 30 günden fazla belirlenir,fakat tavan rakamı aşamaz.

 Tavan rakamı aşması halinde tıpkı ücret ödemesi gibi değerlendirilir.

Genel içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİNİN TUTMAK ZORUNDA OLDUKLARI DEFTERLER

ANONİM ŞİRKETLER VE SERMAYESİ PAYLARA BÖLÜNMÜŞ KOMANDİT ŞİRKETLER:
a) Yevmiye Defteri
b) Defteri Kebir
c) Envanter Defteri
d) Yönetim Kurulu Karar Defteri
e) Pay Defteri
f) Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri
 Mevcut durumda kullanılmakta olan, pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla ve bu Tebliğde belirtilen bilgilerden eksik olanların yazılması suretiyle açılış onayı yapılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir. (Ticari defter tebliği Geçici Madde -3/1)
LİMİTED ŞİRKETLER:
a) Yevmiye Defteri
b) Defteri Kebir
c) Envanter Defteri
d) Pay Defteri
e) Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri
 Limited şirketlerde halen kullanılmakta olan ortaklar kurulu karar defterlerinde yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla, genel kurul toplantı ve müzakere defteri olarak kullanılmaya devam olunabilir. (Ticari Defter Tebliği Geçici Madde -3/2)
 Mevcut durumda kullanılmakta olan, pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla ve bu Tebliğde belirtilen bilgilerden eksik olanların yazılması suretiyle açılış onayı yapılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir. (Ticari defter tebliği Geçici Madde -3/1)

Genel, Şirket içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

GELİR VERGİSİ MÜKELLEFLERİNİN TUTACAĞI DEFTERLER

1)-Bilanço Esasına Göre Tutulacak Defterler (Gerçek Kişiler);
a)-Yevmiye Defteri
b)-Defteri Kebir
c)-Envanter Defteri
2)-Kollektif ve Komandit Şirketler
a)-Yevmiye Defteri
b)-Defteri Kebir
c)-Envanter Defteri
d)-Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri (Ticari Defter Tebliği Madde -5/2)
3)-İşletme Esasına Göre Tutulacak Defter;
a)-İşletme Defteri
Mükellefler ister TİCARET ODASINA ister ESNAF ODASINA KAYITLI OLSUN işletme defteri tutmaya devam edeceklerdir. (Ticari Defter Tebliği Geçici madde -1)
4)-Serbest Meslek Erbabının Tutacağı Defter;
a)-Serbest Meslek Kazanç Defteri
Yukarıda sayılanlar dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanununu hükümlerine göre ihtiyaç halinde tutulması gereken diğer defterler ise şunlardır:
İmalat defteri, kombine imalatta imalat defteri, bitim işleri defteri, yabancı nakliyat kurumlarının hâsılat defteri, ambar defteri ve çiftçi işletme defteri

Genel içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

YURTDIŞINDAN SAĞLANAN HİZMETLERDE KDV SORUMLULUĞU

KDV Kanunu’nun 9. maddesi, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin,
kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde Maliye Bakanlığına vergi alacağının
emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden
sorumlu tutma yetkisi tanımıştır.
Maliye Bakanlığı bu yetkisini kullanarak KDV Genel Tebliği 117 ile bu kişi ve
kuruluşların Türkiye’de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı, ancak Türkiye’de
faydalanılan hizmetlerde KDV’nin tamamının hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap
tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödeneceği yönünde düzenlemeler yapmıştır.
Buna göre, yurt dışından hizmet ithal edildiğinde, hizmeti ithal eden tarafından hizmet
bedeli üzerinden KDV hesaplanması ve bu verginin 2 No’lu Katma Değer Vergisi
Beyannamesiyle beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Katma değer vergisi sorumlusunun
vergi mükellefi olması şart değildir. Katma değer vergisine tabi hizmet ithalini yapan kim
olursa olsun KDV sorumlusudur.
Yurt dışından alınan hizmetlerde KDV sorumluluğu doğmaması için;
– Bu hizmet KDV’nin konusuna girmeyen bir hizmet olmalı veya
– Bu hizmet Türkiye’ye ithal edilmemiş (Türkiye’de faydalanılmamış) bir hizmet
olmalı ya da
– İthal edilen hizmet, katma değer vergisinden istisna edilmiş olmalıdır.
Yurt dışından ithal edilen ve bu şartların sağlanamadığı tüm hizmetler KDV
sorumluluğu gerektirir. Hizmeti yapanın mukimi olduğu ülke ile Türkiye arasında vergi
anlaşması bulunması KDV sorumluluğunu etkilemez. Vergi anlaşmaları katma değer vergisini
kapsamaz.
2. KDV Sorumluluğu Gerektiren ve Gerektirmeyen Hizmet İthalleri

elemanının gittiği ülkedeki otel, lokanta,
haberleşme vb. harcamaları hizmetin ifa edildiği ve faydalanıldığı yerin yurt dışı olması
nedeniyle,
– Türkiye’de üretilen mallara yurt dışında müşteri bulan bir yabancının yaptığı
komisyonculuk hizmeti, hizmet yurt dışında ifa edildiği ve hizmetten yurt dışında
yararlanıldığı için,
– Yurt dışında eğitim veya sağlık hizmeti alınması, yurt dışı fuara katılma şeklindeki
hizmetler hizmetten yurt dışında yararlanıldığı için,
– Yurt dışı bankalardan kredi alınması karşılığı ödenen faizler istisna olduğu için,
– Yabancı nakliyat şirketinin Türkiye’ye mal getirmesi veya Türkiye’den mal
göndermesi hizmet ithali niteliği taşımasına rağmen KDV kanununun 14 üncü maddesine
göre yurt dışında başlayıp Türkiye’de biten veya Türkiye’de başlayıp yurt dışında biten
taşıma hizmetleri KDV’den müstesna olduğu için.
3. Hizmet İthalinde KDV Sorumluluğunun Doğduğu Zaman
Hizmet şeklindeki işlemlerde KDV’yi doğuran olay, hizmetin tamamlanmasıdır.
Hizmetlerde KDV çoğu zaman hizmeti yapanın, hizmeti belgeleyen fatura veya benzeri
belgeyi düzenlediği ayda doğar. Dolayısıyla KDV sorumluluğunun hizmetin tamamlandığı ve
fakat en geç hizmet tutarının gider veya maliyet olarak kayıtlara alındığı tarih itibariyle yerine
getirilmesi gerekir.
4. Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilecek KDV’nin Matrahı ve Oranı

 

Sorumlu sıfatıyla KDV hesaplanmasını gerektiren hizmet ifalarında vergiyi doğuran
olay hizmetin tamamlanması ile meydana gelir. Bu nedenle döviz cinsinden belirlenen mal ve
hizmet bedelinin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihteki merkez bankası döviz alış
kuru üzerinden TL’ye çevrilerek KDV’nin bunun üzerinden hesaplanması gerekir. Merkez
bankasınca günlük olarak kur tespiti yapılmayan dövizlerde yürürlükteki en son Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen döviz kuru esas alınır.
Bu şekilde hesaplanan matraha vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihte
yürürlükte bulunan KDV oranı uygulanır.
5. Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilen Vergilerin İndirimi
Sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen vergiler vergi
sorumluları açısından yüklenilen vergi niteliğindedir. Bu itibarla bu vergiler aynı dönemde
mükellef sıfatıyla verilen 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılır. Bu indirimle
ilgili olarak özellik arz eden hususlar şunlardır:
– İndirim için 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan yeterlidir. Verginin ödenmesi şartı
aranmamaktadır.
– KDV’nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi gerekirken beyan edilmemesi veya eksik
beyan edilmesi nedeniyle ikmâlen veya re’sen tarh edilmesi halinde, tarh edilen verginin
indirim konusu yapılabilmesi için vergi aslının ödenmesi ve ödemeye ait makbuzun ödemenin
gerçekleştiği takvim yılı aşılmamak kaydıyla yasal defterlere kaydedilmesi gerekir.
– Sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi gerekirken beyanın ilgili dönemde yapılmayıp
sonradan pişmanlıkla yapılması halinde, sorumlu sıfatıyla beyan edilen vergiler pişmanlık
talebiyle 2 No.lu KDV Beyannamesinin verildiği dönemde indirilir.

Genel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

YURTDIŞINDAN SAĞLANAN HİZMETLERDE STOPAJ

1. Stopaj Yapılmasının Şartları
Yurt dışında mukim kişi ve kuruluşların Türkiye’deki müşterilerine hizmet sunmak
suretiyle aldıkları paralar hizmetin türüne göre Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisine tabi
tutulmaktadır. Bu vergileme genellikle stopaj yoluyla olmaktadır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesine göre stopaj yapabilmesi için;
– Yurt dışından hizmeti sunan gerçek kişi olmalıdır.
– Yapılan hizmet kesintiye tabi bir ödeme gerektirmelidir.
– Ödemeyi yapacak kişi GVK’nın 94. maddesinde yer alan tevkifat yapmak zorunda
olan mükellefler arasında sayılmalıdır.
– Varsa iki ülke arasında çifte vergiyi önleme anlaşmasına bakılmalıdır (Hem oran
açısından, hem de stopajı engelleyici hüküm açısından).
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesine göre stopaj yapabilmek için;
– Yurt dışından hizmeti sunan bir kurum olmalıdır.
– Yurt dışından alınan hizmet KVK’nın 30. maddesinde sayılan tevkifata tabi
hizmetlerden olmalıdır.
– Hizmet alınan ülke ile Türkiye arasında çifte vergiyi önleme anlaşması olmamalıdır
veya vergi anlaşmasında stopaj yapmayı engelleyecek hüküm olmamalıdır.

2. Stopaja Tabi Olan ve Olmayan Ödemeler
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, stopaja tabi olan bazı ödemeler şöyledir;
– Telif, imtiyaz, ticaret unvanı, marka, know-how, ihtira, işletme, alâmetifarika ve
bunlara benzer GAYRİ MADDİ HAKLAR için ödenen bedeller veya kiralar,
– KİRALAMA hizmetleri karşılığında ödenen bedeller (finansal kira ve normal kira),
– Eleman ücretleri (Yurt dışında mukim bir şirkette çalışan ve geçici görevle
Türkiye’ye gelen personel için yurt dışındaki firmaya ödenen ÜCRET karşılığı ödemeler),
– Danışmanlık, mühendislik, eğitim, montaj, eğitim hizmetleri, özel yazılım
yaptırılması, tercüme hizmetleri gibi SERBEST MESLEK kapsamında yapılan ödemeler,
– Borç verme, mevduat ve benzeri fon kaynakları karşılığında ödenen FAİZLER.
Diğer taraftan, stopaja tabi olmayan bazı ödemeler ise şöyledir;
– Fuar katılım bedelleri,
– Yurt dışında yapılan ilan ve reklam bedelleri,
– Her çeşit komisyon ödemeleri,
– Tamir veya bakım ücreti ödemeleri,
– Sigorta prim ödemeleri,
– Gözetim ücret ödemeleri,
-Yurt dışında yaptırılan fason iş bedeli ödemeleri,
– Uydu ve data hattı kira ödemeleri,
– Yurt dışı seyahatlerde yapılan ödemeler (konaklama, yemek, ulaşım, haberleşme).
Yukarıdaki ödemeler ve benzer ödemeler TİCARİ KAZANÇ niteliğinde ödemeler
olduğu için stopaj kapsamına girmemektedir.

 

3. Hizmet İthalinde Stopaj Sorumluluğunun Doğduğu Zaman
Hizmet ithalinde gelir veya kurumlar vergisi stopaj sorumluluğunu doğuran olay
stopaja tabi hizmet bedelinin nakden veya hesaben ödenmesidir. Hesaben ödeme deyimi,
stopaja tabi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her
türlü kayıt ve işlemleri ifade eder. Bu itibarla stopajı doğuran olay,
– Nakden veya banka yoluyla ödeme yapılması,
– Fiili ödeme olmasa bile, hizmeti alanın hizmeti veren adına açtığı hesapta kendisini
hizmeti verene karşı borçlu duruma getiren veya borcunu yükselten kayıt yapılmasıdır.
4. Stopaj Sorumluluğunda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Hizmeti veren yurt dışında mukim firma veya kişiler genellikle, alacakları ücretin net
olarak kendilerine ödenmesini istemektedirler. Bu takdirde varsa stopaj matrahını bulabilmek
için yabancıya yapılan ödemenin stopaj oranı dikkate alınarak brütleştirilmesi gerekmektedir.
Yurt dışından alınan stopaja tabi hizmet bedeli tespit edilirken bu hususun göz önünde
bulundurulması ve buna göre ücretin net mi, brüt mü olacağının sözleşme aşamasında
belirlenmesinde yarar vardır

Genellikle, firma sahipleri mali müşavirlerine hiç danışmadan bu tür hizmet alımlarına
gitmektedirler. Sonrada hizmet bedeli ödeme sırasında karşılarına ilave olarak, hem stopaj
hem de KDV çıkmaktadır. Alınan hizmet faturaları net kabul edildiğinden stopaj yükü
tamamen Türk mükellefe binmektedir. Oysa daha işin başında bu tür konularda anlaşma
sağlanırsa sürpriz maliyet veya vergi yükleri ile karşılaşmazlar. Zira ödenen hizmet
faturalarından Türkiye’de kesilen bu stopajların mukim ülke mükellefleri tarafından iade
alınması mümkündür. Çok yüksek hizmet alımlarında karşı tarafın iade alması mümkün
olduğu için bu konuya dikkat edilmelidir. Bu tür konularda mali müşavirler müşterilerini
önceden uyarmalıdırlar.
Ayrıca stopaja tabi ödemelerde, hizmeti verenin mukimi olduğu ülke ile Türkiye
arasında yapılmış ve yürürlüğe girmiş bir vergi anlaşması olup olmadığına ve bu anlaşmanın
stopajı etkileyip etkilemediğine bakılmalıdır. Ayrıca hizmet faturaları üzerinden, Çifte
Vergilemeyi Önleme Anlaşması kapsamında olan ülkelerde ikamet edip de stopaj kesintisi
yapılmasını istemeyen kişi veya kurumlardan MUKİMLİK belgesinin istenmesinde fayda
vardır. Bazı büyük şirketlerin merkezleri farklı ülkelerde olup, gelen faturalar üzerinde
merkez adresi yerine şube adresi yazabiliyor. Bu durum ise sorumluluk açısından yanıltıcı
olabilmektedir.

 

 

 

Genel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

2016 TEMERRÜT FAİZİ ORANI

Temerrüt Faizi oranına ilişkin son yasal düzenleme 31 Aralık 2015 tarih ve 29579 (4.Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Merkez Bankası Tebliğ ile belirlenmiştir. Buna göre 6102 sayılı T.T.K’nun 1530. maddesinin 7. fıkrası uyarınca;

  • Mal ve hizmet tedarikinde alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hallerde uygulanacak faiz oranı yıllık yüzde 11,50
  • Alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarı 130,00 Türk lirasıolarak tespit edilmiştir.
Genel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

YEM VE GÜBREDE KDV ORANLARI YENİDEN BELİRLENDİ

1 Ocak 2016 tarih ve 29580 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile bazı mallara uygulanacak KDV Oranların yeniden belirlenmiştir.

19- Küspe (21/12/2015 tarihli ve 2015/8320 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile yürürlüğe konulan İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli’nin 2303.10 pozisyonunda yer alan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile,

2303.30.00.00.00 pozisyonunda yer alan ; Biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya (fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapiyoka (manyok), sorgum ve her türlü fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dahil),

20- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ile gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan hammaddelerin teslimi.

1 Ocak 2016 Tarihinden itibaren %1 olarak uygulanacaktır.

Genel içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

TEŞVİK KOŞULLARI

İşverenlere sağlanan bu destekten işyerinde 2015 yılı itibariyle 1.300 TL ücret düzeyinin altında çalışan tüm işçiler ile asgari ücret düzeyinden yeni işe alınacak işçilerin de yüzde 10’u yararlanacak. Bu destekten yararlanma şartları şöyle:
–  Asgari ücretli çalışmak.
–  2015’te SGK prim ve hizmet belgelerinde net asgari ücretin 1.000 TL ile 1.300 TL arasında bildirilmesi esas alınacak.
–  Bir önceki yılın aynı aylarını esas almak şartıyla, işyerinde çalışan asgari ücretli sayısının yüzde 10 ilave artışına kadar destek sağlanacak.
–  1-9 arasında sigortalı çalıştıran işyerleri için de ilave asgari ücretli çalışan bir sigortalı daha istihdam etme avantajı getirildi. (Yüzde 10’dan yararlanamayacakları için bu destek sağlandı.)
–  2016’da yeni açılacak işyerlerinde asgari ücretli çalışacaklar için de bu kapsam geçerli.
–  Özel sektör maden işyerleri de tek asgari ücret için bu destekten faydalanacak.
Hükümetin açıkladığı destek Hazine tarafından sağlanacak. Bunun için işverenlerin her ay SGK’ya bildirdikleri sigorta prim bildirgelerinden asgari ücretli başına 110 TL düşülerek tahsilat yapılacak, bu düşülen rakamlar yani destek tutarları daha sonra Hazine’den SGK’ya aktarılacak.

Yeni işe alınanlar

Bu destekten 8.5 milyon sigortalının yanısıra asgari ücret düzeyinden yeni işe alınacak yüzde 10’luk ilave sigortalı ile yeni açılan işyerlerindeki istihdam sağlanacakların yararlanacağı öngörülüyor. Yapılan tahminlere göre bu destekten 2016 yılında yaklaşık 10 milyon sigortalının yararlanması mümkün görünüyor.
Yeni asgari ücretin işverene toplam maliyeti yaklaşık 20.1 milyar TL’ye çıkıyor. (20.1 milyar TL’lik işveren maliyeti yüzde 11 asgari ücret artışına göre ilave yükü ifade etmektedir. Yüzde 11 artışlı brüt asgari ücret 1.413 TL olup, neti 1.116 TL.) Açıklanan teşvikle hükümet bu rakamın 9 milyar 733 milyon TL’sini Hazine’den karşılamış olacak. Diğer yandan eğer işverenler geçen yıl çalıştırdıkları asgari ücretli sayısını bu yıl yüzde 10 daha artırırlarsa bu sefer teşvik rakamının 10 milyar TL’yi geçmesi kesin gibi.
SGK içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın