BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNDE YENİ DÖNEM TEMMUZ AYINDA BAŞLIYOR

BES Otomatik Katılım Sistemi, işyeri bazlı özel emeklilik planlarına yönelik bir uygulama olup, 45 yaş altı çalışanları kapsamaktadır. Çalışanların otomatik olarak bir emeklilik planına dahil edilmesi ve ilgili kişilere belirli şartlar çerçevesinde sistemden çıkma imkanı verilmesi esasına dayanmaktadır.

Özel sektör çalışanları bağlı bulundukları işyerinin büyüklüğü göz önünde alınarak sisteme dahil edilecektir.

Bu kapsamda,

a) Çalışan sayısı bin ve üzerinde olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 01.01.2017 tarihinden itibaren,

b) Çalışan sayısı ikiyüzelli ve üzerinde ancak binden az olan bir işverene bağlı çalışanlar 01.04.2017 tarihinden itibaren,

c) Çalışan sayısı yüz ve üzerinde ancak ikiyüzelliden az olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 01.07.2017 tarihinden itibaren,

ç) Çalışan sayısı elli ve üzerinde ancak yüzden az olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 01.01.2018 tarihinden itibaren,

d) Çalışan sayısı on ve üzerinde ancak elliden az olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 01.07.2018 tarihinden itibaren,

e) Çalışan sayısı beş ve üzerinde ancak ondan az olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 01.01.2019 tarihinden itibaren,

sisteme dahil olacaktır. Mevcut düzenlemeler çerçevesinde, beş kişinin altında çalışana sahip işverenler sisteme dahil edilmemiştir.

Peki işverenlerin neler yapması gereklidir.

1- Emeklilik şirketinin (şirket) seçimi: 5510 sayılı Kanunun 12 nci maddesi kapsamındaki her işveren çalışanları adına bir emeklilik şirketi ile sözleşme yapmakla yükümlüdür.

2Fonların seçimi: İşveren, sisteme giriş esnasında çalışandan faiz içeren/ faiz içermeyen fon tercihini alır, tercihte bulunmayan çalışanları için söz konusu tercihi yapar. Çalışan fon tercihlerinin, işverenin şirket ile yapacağı sözleşme kapsamında doğrudan emeklilik şirketine bildirilmesi de kararlaştırılabilir.

3- Katkı payının ödenmesi: İşveren, katkı payını çalışanın ücretinden kesip emeklilik şirketine aktarmakla yükümlüdür.

4- Devir imkanı: İşveren; operasyonel gereklilikleri dikkate alarak, şirket seçimi ve katkı payının kesilmesi hariç diğer yükümlülüklerinin icrasını emeklilik şirketine bırakabilir.

İşverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca idari para cezası söz konusu olacaktır.

 

Genel içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

BASİT USULE TABİ MÜKELLEFLERİN DEFTER-BEYAN SİSTEMİNE BAŞVURU VE İLK İKİ DÖNEM KAYIT TARİHLERİ UZATILDI

486 sıra No.lu VUK Genel Tebliği basit usule tabi olan mükelleflerin kayıtlarının 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren Defter-Beyan Sistemini kullanmaları zorunluluğu getirilmiş ve başvuru ile ilk dönem kayıt tarihleri için geçiş dönemi öngörülmüştü.

499 sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile yapılan düzenleme ile basit usule tabi
mükelleflerin;

• Defter-Beyan Sistemini kullanmak üzere 30/6/2018 tarihine kadar
yapmaları gereken başvuru tarihi, 30/9/2018 tarihine,

• 30/4/2018 tarihine kadar kaydetmeleri gereken alış ve giderleri ile
satış ve hasılatlarına ilişkin üç aylık kayıtlarını 31/7/2018 tarihine
kadar yapabilmelerine ilişkin süre, 30/4/2018 ve 31/7/2018
tarihine kadar kaydedilmesi gereken alış ve giderleri ile satış ve
hasılatlarına ilişkin kayıtları için 31/10/2018 tarihine
ertelenmiştir.

Genel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

SİLİNEN BAĞKURLARIN İHYASI İÇİN YENİ KOLAYLIK

18.05.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan  7143 sayılı kanunun 8.maddesi, daha önceki yapılandırma kanunlarıyla  borcundan dolayı durdurulan sigortalılık süreleri için çok avantajlı ihya imkanı sağladı.

Prim borcundan dolayı sigortalılık süresi durdurulanlardan, 31.07.2018 tarihine kadar müracaat edenlerin, prim borçları sigortalık süresi durdurulmamış gibi hesaplanacak. Ancak hesaplanan prim borcuna hesaplanan gecikme zammı silinecek ve yerine enflasyon oranında gecikme zammı hesaplanacak.

Genel, SGK içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İkinci El Motorlu Kara Taşıtları Mesleki Yeterlilik Belgesi

1- Kimler mesleki yeterlilik belgesi almak zorundadır?

İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden gerçek kişi tacirler ile esnaf ve sanatkârlar, ticaret şirketleri ile diğer tüzel kişi tacirlerin temsile yetkili kişilerinden en az biri, şubelerde ise şube müdürü ile ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmelerde pazarlama ve satış personeli olarak çalıştırılan kişiler mesleki yeterlilik belgesi almak zorundadır.

2- Mesleki yeterlilik belgesini hangi kuruluştan alabilirim?

Mesleki yeterlilik belgesi, Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından sınav ve belgelendirme yapmak üzere yetkilendirilen kuruluşlar tarafından verilmektedir. 20 Nisan 2018 tarihi itibarıyla Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilen kuruluşlar şunlardır:

1- MASFED Mesleki Yeterlilik Geliştirme Eğitim Sınav Belgelendirme Hizmetleri Anonim Şirketi

2- KAYNES Bilgisayar Özel Eğitim Danışmanlık Tekstil ve Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.

Bahse konu kuruluşların iletişim bilgilerine http://portal.myk.gov.tr/index.php?option= com_yeterlilik&view=arama linkinden ulaşılabilmektedir.

Öte yandan, söz konusu ulusal yeterliliklerde sınav ve belgelendirme kuruluşu olarak Mesleki Yeterlilik Kurumu’na yetkilendirme talebinde bulunan 9 kuruluş daha bulunmaktadır. Bu kuruluşların da yetkilendirme işlemlerinin kısa süre içinde gerçekleştirilmesiyle yetkilendirilmiş sınav ve belgelendirme kuruluşu sayısı artacaktır.

3- Mesleki yeterlilik belgesi veya yetki belgesi yerine geçen herhangi bir belge var mıdır?

Gerçek ve tüzel kişi tacirler ile esnaf ve sanatkârların ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edebilmeleri için işletmeleri adına yetki belgesi almaları gerekmektedir. Yetki belgesi, ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapılan işletmenin bulunduğu yerdeki il müdürlüğü tarafından verilecektir.

Mesleki yeterlilik belgesi ise yalnızca Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlarca verilmektedir.

Dolayısıyla mesleki yeterlilik belgesi veya yetki belgesi yerine geçen herhangi bir belge bulunmamakta olup çeşitli kurum ve kuruluşların bu belgeler yerine geçen belgeler verdiğine ilişkin açıklama ve yönlendirmelerine itibar edilmemesi gerekmektedir.

 

4- Yetki belgesi için eğitim alma zorunluluğu var mıdır?

Bakanlığımız yetki belgesi verilmesi için mesleki eğitim şartı getirmeye ve eğitim verecek kuruluşları belirlemeye yetkili olmakla birlikte hâlihazırda eğitim zorunluluğu öngörülmediğinden bu konuda bir yetkilendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla yetki belgesi alınması için 20 Nisan 2018 tarihi itibarıyla eğitim zorunluluğu bulunmamaktadır.

5- Kimler mesleki yeterlilik belgesi vermek üzere yetkilendirilebilir?

5544 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanunu uyarınca bireylerin meslekî yeterliliklerinin tespitine ilişkin sınav, ölçme ve değerlendirme işlemleri anılan Kurumun başvurusunu onayladığı yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yapılmaktadır.

Yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşu, Türk Akreditasyon Kurumu veya Avrupa Akreditasyon Birliği ile çok taraflı tanıma anlaşması imzalamış akreditasyon kurumlarından akredite edilmiş; Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından, ulusal yeterliliklere göre ölçme, değerlendirme ve belgelendirme faaliyetlerini yürütmek üzere yetkilendirilmiş, tüzel kişiliği haiz kurum ve kuruluşlarını ifade etmektedir.

Bu kuruluşların yetkilendirilme şartları “Mesleki Yeterlilik Kurumu Sınav, Ölçme, Değerlendirme ve Belgelendirme Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir.

6- Yönetmelik kapsamında hangi mesleki yeterlilik belgesinin alınması gerekmektedir?

Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından Motorlu Kara Taşıtları Alım Satım Danışmanı (Seviye 4) ve Motorlu Kara Taşıtları Alım Satım Sorumlusu (Seviye 5) olmak üzere iki ulusal yeterlilik kabul edilmiştir. Yönetmelik kapsamında, ilgili kişilerin bu yeterliliklerden herhangi birinden mesleki yeterlilik belgesine sahip olması yeterlidir.

 

7- Yetki belgesi ne zaman ve nasıl verilmeye başlanacak?

Yetki belgesi şartları arasında yer alan mesleki yeterlilik belgesi alma şartı 13 Mayıs 2018 tarihinde zorunlu hale geleceğinden ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden tacirler ile esnaf ve sanatkârlara yetki belgesi belirtilen tarihten itibaren ticaret il müdürlüklerimizce verilmeye başlanacaktır. Yetki belgesi başvurularında herhangi bir ücret alınmayacaktır.

Yetki belgesi başvuruları İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Bilgi Sistemi üzerinden yapılacak olup yetki belgesi de Sistem üzerinden verilecektir. Sistem üzerinden yapılmayan başvurular kabul edilmeyecektir.

8- İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Bilgi Sistemi ne zaman faaliyete geçirilecektir?

İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Bilgi Sisteminin 13 Mayıs 2018 tarihinde faaliyete geçirilmesi planlanmaktadır.

9- Hâlihazırda ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edenlerin ne zamana kadar yetki belgesi alması gerekmektedir?

13 Ağustos 2018 tarihinden önce ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden gerçek veya tüzel kişi tacirler ile esnaf ve sanatkârların faaliyetlerine devam edebilmesi için durumlarını Yönetmelikte öngörülen şartlara uygun hale getirerek 13 Ağustos 2019 tarihine kadar yetki belgesi alması gerekmektedir.

10- Hâlihazırda ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edenlerde lise mezuniyet şartı aranacak mıdır?

13 Ağustos 2018 tarihinden önce ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden gerçek veya tüzel kişi tacirler ile esnaf ve sanatkârların yetki belgesi başvurusunda lise mezuniyet şartı aranmayacaktır.

11- Yönetmelik kapsamında ekspertiz yaptırma zorunluluğu ne zaman başlayacak ve ekspertiz raporunu kimler düzenleyebilecektir?

Ekspertiz raporu Türk Standardları Enstitüsü tarafından belirlenen standarda göre verilen TSE hizmet yeterlilik belgesi bulunan işletmeler tarafından düzenlenecek olup TSE tarafından “TS 13805 İş yerleri- Karayolu motorlu taşıtları test merkezleri için kurallar” standardı yayımlanmıştır.

Yetki belgesine sahip işletmelerin, 13 Ağustos 2018 tarihinden itibaren yapacakları ikinci el motorlu kara taşıtı satışlarından hemen önce, TS 13805 standardına göre verilen hizmet yeterlilik belgesine sahip işletmelerden ekspertiz raporunu alması gerekmektedir.

Halihazırda, Türk Standardları Enstitüsü tarafından TS 13805 standardında değişiklik ihtiyacı tespit edildiğinden bahse konu standarda yönelik hizmet yeterlilik belgesinin verilmediği ve standartta revizyon çalışmalarının devam ettiği bilgisi edinilmiştir

Kaynak: T.C Gümrük ve Ticaret Bakanlığı

Genel içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Galerici ve Emlakçıların Düzenleyecekleri Faturalar, Kdv Uygulaması Açısından  Özel Matrah Kapsamına Alındı

7104 sayılı Torba Kanunu’nun 6’ncı maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 23’üncü maddesinin birinci fıkrasına (e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut (f) bendi (g) bendi şeklinde teselsül ettirilmiştir. “f) İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır.

Böylece galericilik ve emlakçılık sektöründe faaliyette bulunan mükelleflerce, Kdv mükellefi olmayanlardan veya mükellef olmakla birlikte istisna kapsamında Kdv hesaplanmadan gerçekleştirilen satın almalarda, alımı gerçekleştirilen ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların sonradan Kdv’li olarak satışa konu edilmesi durumunda, satış fiyatından, alış bedeli düşüldükten sonra kalan kar Kdv matrahı olarak dikkate alınacaktır.

Söz konusu düzenleme, bu Kanunun yayımlandığı 06.04.2018 tarihi izleyen ikinci ayın başı, 01.07.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Genel içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

KURUMLAR VERGİSİNDEN MUAF OLANLAR

Muafiyet, vergiye tabi gerçek veya tüzel kişilerin verginin kapsamı dışında bırakılmasını

ifade eder. Kurumlar vergisinden muaf olan kurumların hangileri olduğu KVK’nın 4.maddesinde sayılmış olup;

aşağıda sayılanlar kurumlar vergisinden muaftır:

a) Kamu idare ve kuruluşları tarafından tarım ve hayvancılığı, bilimi, fennî ve güzel sanatları öğretmek, yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla işletilen okullar, okul atölyeleri, konservatuvarlar, kütüphaneler, tiyatrolar, müzeler, sergiler, numune fidanlıkları, tohum ve hayvan geliştirme ve üretme istasyonları, yarış yerleri, kitap, gazete, dergi yayınevleri ve benzeri kuruluşlar.Muafiyetten yararlanabilmek için kuruluşun, yukarıda sayılan kamu idare ve kuruluşları tarafından işletilmesi ve amacının bilim, fen ve güzel sanatlar ile tarım ve hayvancılığı öğretmek, yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek olması gerekmektedir. Bentte sayılan kuruluşların aynı amaçlarla da olsa kamu idare ve kuruluşları dışındaki kurumlar tarafından işletilmesi halinde söz konusu muafiyet hükmünden yararlanılamayacaktır. Kamu idare ve kuruluşlarından maksat, merkezi yönetim kapsamına dahil olan genel ve özel bütçeli daireler ile il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı meslek liseleri ve teknik okulların atölyelerinin döner sermaye işletmeleri tarafından öğrencilerin teorik bilgilerini pratikte de kullanabilmelerini sağlamak, el becerilerini arttırmak, müteşebbislik ruhlarının geliştirilmesine yardımcı olmak gibi eğitime yönelik amaçlar doğrultusunda işletilmesi halinde söz konusu işletmeler kurumlar vergisinden muaf olacaktır. Anılan işletmelerde, eğitim öğretim faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan ürünlerin satılmak suretiyle değerlendirilmesi halinde de muafiyetin kalkması söz konusu değildir. İşletme faaliyetlerinde kullanılmak üzere dışarıdan işçi istihdam edilmesi, fason imalat yaptırılması veya ihale yoluyla iş alınması hallerinde ise okul döner sermaye işletmesi nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerektirmektedir.

Okulların iktisadi alandaki ticari faaliyetlerinin muafiyet kapsamında değerlendirilmesi ise mümkün bulunmamaktadır. Otel işletmeciliği işi ticari bir organizasyonu gerektirdiğinden, meslek okulları bünyesinde faaliyet gösteren uygulama otellerinde okul öğrencilerinin stajlarını yapıyor olması, otelin iktisadilik vasfını değiştirmemekte ve iktisadi işletme olarak kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesini gerektirmektedir.

Meslek okullarındaki öğrenciler, otelcilik ve turizm ile ilgili olarak öğrendikleri bilgileri, okullarına bağlı uygulama otellerinde veya özel girişimcilere ait otellerde staj yaparak pratiğe dönüştürmektedirler. Stajın, özel girişimcilere ait otellerde yapılıyor olması ile meslek okullarına ait uygulama otelleri bünyesinde yapılıyor olması, teorinin pratiğe dönüşmesi açısından temel bir farklılık yaratmayacaktır. Ancak söz konusu faaliyetlerin, bünyesinde eğitim unsurunu da barındırıyor olması, faaliyetin iktisadilik vasfını ortadan kaldırmadığı için otel işletmeciliğinin kamu kurumu tarafından icra ediliyor olması, muafiyetten yararlanılmasını gerektirmemektedir.

b) Kamu idare ve kuruluşları tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi amacıyla işletilen hastane, klinik, dispanser, sanatoryum, huzurevi, çocuk bakımevi, hayvan hastanesi ve dispanseri, hayvan bakımevi, veteriner bakteriyoloji, seroloji, distofajin kuruluşları ve benzeri kuruluşlar. (Bunlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine yapacakları mal ve hizmet satışları ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve kuruluşların yapacağı GVK’nın 70’inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri bu muafiyeti ortadan kaldırmaz.)

c) Kamu idare ve kuruluşları tarafından sosyal amaçlarla işletilen şefkat, rehin ve yardım sandıkları, sosyal yardım kurumları, yoksul aşevleri, ceza ve infaz kurumları ile tutukevlerine ait işyurtları, darülaceze atölyeleri, öğrenci yurtları, pansiyonları ve benzeri kuruluşlar.

ç) Kamu idare ve kuruluşları tarafından yetkili idarî makamların izniyle açılan yerel, ulusal veya uluslararası nitelikteki sergiler, fuarlar ve panayırlar. Bu muafiyet, fuar alanında ticari faaliyet gösteren mükellefleri kapsamamaktadır.

d) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait olup sadece kamu görevlilerine hizmet veren, kâr amacı gütmeyen ve üçüncü kişilere kiralanmayan kreş ve konukevleri ile askerî kışlalardaki kantinler.

e) Kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları ile sosyal güvenlik kurumları

f) Yaptıkları iş veya hizmet karşılığında resim ve harç alan kamu kuruluşları.

g) Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile Özelleştirme Fonu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Şans oyunları lisans veya işletim hakkının hasılatın belli oranında hesaplanan pay karşılığında verilmesi halinde bu hakkı devralan kurumlar hariç olmak üzere, 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3’üncü maddesinde tanımlanan ilgili kurum ve kuruluşlar

h) Kuruluşlarındaki amaca uygun işlerle sınırlı olmak şartıyla, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü ile askerî fabrika ve atölyeler.

ı) İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların oluşturdukları birlikler veya bunlara bağlı kuruluşlar tarafından işletilen;

1) Kanal, boru ve benzeri yollarla dağıtım yapan su işletmeleri,

2) Belediye sınırları içinde faaliyette bulunan yolcu taşıma işletmeleri,

3) Kesim, taşıma ve muhafaza işleriyle sınırlı olmak üzere mezbahalar.

i) Köyler veya köy birlikleri tarafından köylünün genel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla işletilen hamam, çamaşırhane, değirmen, soğuk hava deposu ve bağlı oldukları il sınırı içinde faaliyette bulunmaları şartıyla yolcu taşıma işletmeleri ile köylere veya köy birliklerine ait tarım işletmeleri. Yolcu taşıma faaliyetinin il sınırlarını aşması durumunda muafiyet söz konusu değildir. Buna göre, köyler ile bunların birliklerine ait yolcu taşıma işletmelerinin muafiyetten yararlanabilmesi için bağlı oldukları il sınırı içinde faaliyet göstermesi, taşımanın eşya ve yük dışında sadece yolcu taşımasına münhasır olması gerekir. Mülga 5422 sayılı Kanunda yer alan il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara bağlı müesseseler tarafından işletilen soğuk hava deposu işletmelerine ilişkin muafiyet, 5520 sayılı Kanunla daraltılarak, sadece köyler ve köy birlikleri tarafından işletilen soğuk hava deposu işletmeleri ile sınırlandırılmıştır.

j) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş spor kulüplerinin idman ve spor faaliyetlerinde bulunan iktisadî işletmeleri ile sadece idman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim şirketler. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş spor kulüplerinin idman ve spor faaliyetlerinde bulunan iktisadi işletmelerinin muafiyet hükmünden Yararlanabilmesi için iktisadi işletmenin;

1) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve/veya özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan spor kulüplerine ait olması

2) Faaliyetlerinin sadece idman ve spor faaliyetlerinden ibaret olması, gerekmektedir. İdman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim şirketler ise sadece idman ve spor faaliyetinde bulunmaları kaydıyla kurumlar vergisinden muaf olacaktır.

k) Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13’üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifleri. 7061 sayılı Kanun ile (k) bendine 1/1/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere eklenen parantez içi hüküm uyarınca; Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler “ortak dışı” işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenecektir

Genel, Şirket içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

KURUMLAR VERGİSİNİN KONUSU VE MÜKELLEFLERİ

5520 sayılı KVK’nın 1’inci maddesinde sayılan aşağıdaki kurumların, tüzel kişilikleri

bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kazançları Kurumlar Vergisine tabidir.

a) Sermaye şirketleri:

29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar sermaye şirketidir. Bu Kanunun uygulanmasında, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tâbi fonlar ile bu fonlara benzer yabancı fonlar sermaye şirketi sayılır.

b)Kooperatifler:

24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifleri ifade eder.

c) İktisadî kamu kuruluşları

Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler iktisadî kamu kuruluşudur. Yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, sermaye şirketi ve kooperatifler dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler, iktisadî kamu kuruluşu gibi değerlendirilir.

d) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler:

Dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ve kooperatifler dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler, dernek veyavakıfların iktisadî işletmeleridir. KVK’nın uygulanmasında sendikalar dernek; cemaatler ise vakıf sayılır. İktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, aaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerini etkilemez. Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadî niteliğini değiştirmez.

 

e ) İş ortaklıkları:

Yukarıda yazılı kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez. Kurulacak olan iş ortaklığının kurumlar vergisi mükellefi sayılabilmesi için en az aşağıdaki unsurları taşıması gerekir.

• Ortaklardan en az birisinin kurumlar vergisi mükellefi olması,

• Ortaklığın belli bir işi sonuçlandırmak üzere yazılı bir sözleşmeyle kurulması,

• İş ortaklığı konusunun belli bir iş olması,

• Birlikte yapılacak olan işin belli bir süre içinde gerçekleştirilmesinin öngörülmesi,

• İş ortaklığı ile işveren arasında bir yüklenim sözleşmesinin olması Tarafların,     müştereken yüklenilen işin belli bir veya birden fazla bölümünden değil, tamamından işverene karşı sorumlu olmaları,

• İşin bitiminde kazancın paylaşılması,

• Birlikte yapılması öngörülen ve müştereken yüklenilen işin bitimi ve Vergi Usul Kanununda belirtilen mükellefiyetle ilgili ödevlerin tamamının yerine getirilmesiyle mükellefiyetin sona ermesi

Genel, Şirket içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

KISMİ ÇALIŞAN SİGORTALILARA AİT EKSİK GÜN BELGELERİ AYLIK PRİM HİZMET BELGESİ VEYA MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ EKİNDE ARTIK SGK’ YA VERİLMEYECEK

5510 sayılı kanunun 86.maddesinde Prim belgeleri ve işyeri kayıtları başlığında yer alan kısım aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmayan ve ücret ödenmeyen sigortalıların eksik gün nedeni ve eksik gün sayısı, işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan edilir. Sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını gösteren eksik gün nedenleri ile bu nedenleri ispatlayan belgelerin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, saklanması ve diğer hususlar Kurumca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kurumca istenilmesine rağmen ibraz edilmemesi veya ibraz edilen bilgi ve belgelerin geçerli sayılmaması halinde otuz günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi, yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.

TBMM’ de kabul edilen kanunun gerekçesinde “ ay içerisinde otuz günden az çalıştırılan sigortalıların bildiriminde işverenin beyanının kabul edilerek, Kurumca bu belgelerin gerekli görülmedikçe istenilmemesi uygulaması getirilerek, Kurumun arşiv yükünün azaltılması, bürokrasi ve kırtasiyeciliğin kaldırılması, eksik güne ilişkin belgeleri ibraz etmeyen veya ibraz etmekle birlikte bu belgeleri geçerli sayılmayanlarla ilgili aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin Kurumca resen düzenlenmeden önce işverenlerden öngörülen sürede istenmesi amaçlanmaktadır.” denilerek artık SGK tarafından eksik gün belgelerinin aylık prim hizmet belgesinde ve Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ekinde alınmayacağı, işverenin beyanının kabul edileceği belirtilmektedir. Yine gerekçe de bu belgelerin gerekli görülmedikçe istenilmeyeceği vurgulanmaktadır. Buradan hareketle eksik gün belgelerinin yine düzenleneceği, eksik gün nedeninin SGK’ ya bildirileceği, ancak gerekli görüldüğünde bu belgelerin istenilebileceği anlaşılmaktadır. Eksik gün belgelerinin saklama yükümlülüğü işverenlere verilmektedir.

Genel, SGK içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İŞKUR İLAVE İSTİHDAM TEŞVİKİ

4447 sayılı Kanunun Geçici 19 ve 21 nci maddeleri kapsamında uygulanmaktadır.

• Sigortalı yönünden aranılan şartlar:

Sigortalıların;

– İşe alındıkları aydan önceki üç ayda 10 günden fazla 5510/4-a,b,c kapsamında sigortalılıklarının bulunmaması,
– İŞKUR’a kayıtlı işsiz olması,
– 1/1/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince istihdam edilmeleri,
gerekmektedir.

• İşyeri yönünden aranılan şartlar:

İşyerlerinin;

– Özel sektör işverenine ait olması,
– Sigortalının işe giriş tarihinden önceki takvim yılına ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki veya muhtasar prim hizmet beyannamelerindeki ortalamaya ilave olarak çalıştırılması,
– Aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde SGK’ya verilmesi,
– Tahakkuk eden sigorta primlerinin yasal süresi içinde ödenmesi,
– Yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması,
– Çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmaması,
gerekmektedir.

• Destek tutarı

Destek tutarı, işyerinin faaliyette bulunduğu sektöre göre farklı hesaplanacaktır.

– İmalat veya bilişim sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinde ilgili döneme ait günlük brüt asgari ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, ilave istihdam edilecek her bir sigortalının 5.412 TL’ye kadarki prime esas kazanç tutarı için ödeyecekleri tüm primler (761,06 ila 2.029,50 TL) ile 121,95 TL’lik damga ve gelir vergisi karşılanacaktır. (Toplamda 883,01 ila 2.151,45 TL)

– Diğer sektörlerde faaliyet gösteren işyerlerinde ilave istihdam edilecek her bir sigortalı prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanacak tüm primler (761,06 TL) ile 121,95 TL’lik damga ve gelir vergisi karşılanacaktır. (Toplamda 883,01 TL)

• Destek Süresi

– 2020/Aralık ayı aşılmamak kaydıyla, destek süresi 1/1/2018 ile 31/12/2020 tarihleri arasında istihdam edilen her bir sigortalı için 12 aydır. Ancak istihdam edilen sigortalının, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek, 18 yaşından büyük kadın veya Kuruma kayıtlı engelli olması durumunda destek 18 ay süreyle uygulanacaktır.

• Ek Kurallar

– Bilişim sektöründe destekten yararlanacak işyerlerini belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

– 1/1/2018 ila 31/12/2020 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamına alınan işyerleri ile daha önce tescil edildiği halde ortalama sigortalı sayısının hesaplandığı yılda sigortalı çalıştırmayan işleri; 1/1/2018 tarihinden sonra ilk defa sigortalı bildiriminde bulunulan ayı takip eden üçüncü aydan itibaren 12 veya 18 ay süreyle bu destekten yararlandırılır.

– Bu teşvikten yararlanılan ayda aynı sigortalı için diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanılamaz.

Genel, İLETİŞİM içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Uyumlu Prim Borçlularının 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci Maddesi Kapsamındaki Prim ve Diğer Borçlarının 6183 Sayılı Kanunun 48/A Maddesi Uyarınca Tecil ve Taksitlendirilmesine İlişkin Karar BKK 2018/11500

5/3/2018 TARİHLİ VE 2018/11500 SAYILI KARARNAMENİN EKİ KARAR

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Kararın amacı; 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48/A maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumuna olan yükümlülüklerini süresinde yerine getirmiş ancak öngörülemeyen nedenlerle son bir yıl içinde borçlarını ödeyememiş olan uyumlu prim borçlularının anılan Kanunun 48 inci maddesinde düzenlenmiş olan tecil müessesesine göre daha uygun şartlarda borçlarını taksitlendirerek ödeyebilmelerine imkân sağlanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

(2) Bu Karar, uyumlu prim borçlularının 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesi kapsamındaki prim ve diğer borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesi uyarınca tecil ve taksitlendirme işlemlerini kapsar.

Tanımlar

MADDE 2- (1) Bu Kararda geçen;

a) Uyumlu prim borçlusu: Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olanlardan başvuru tarihi itibarıyla en az 3 yıldır prim ödeme yükümlüsü olup başvuru tarihinden geriye doğru 3 yıla ait prime ilişkin belgeleri sürelerinde vermiş (Kanuni süresinde verilen belgelere ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen belgeler bu şartın ihlali sayılmaz.) ancak son 1 yıl içerisinde borçlarını ödeyememiş olan borçluları,

ifade eder.

Zor durum hali, tecil ve taksitlendirme süreleri ve tecil faiz oranlarının tespiti

MADDE 3- (1) 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesi uyarınca yapılacak tecil ve taksitlendirme işlemlerinde, uyumlu prim borçlularının “çok zor durum” hali, tecil süreleri ve uygulanacak tecil faizinin tespitinde 22/1/2018 tarihli ve 2018/11284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen kriterler esas alınır.

Mali durum analiz raporları

MADDE 4- (1) 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanununa göre yetki verilmiş serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler tarafından işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda, Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, 2018/11284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenmiş hesaplama yöntemine uygun olarak düzenlenen raporlar esas alınır.

Tecil edilecek gecikme cezası ve gecikme zammı

MADDE 5- (1) 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesine göre yapılacak tecil ve taksitlendirmelerde, tecil edilecek borç tutarına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı oranı yerine Türkiye İstatistik Kurumunun yayımladığı Yİ-ÜFE aylık değişim oranları basit usulde uygulanır.

Alacaklı diğer amme idareleri ve alacak türleri

MADDE 6- (1) Sosyal Güvenlik Kurumu, prim ve diğer alacakları bakımından 6183 sayılı Kanunun 48/A maddesi kapsamında Maliye Bakanlığına verilen yetkileri kullanır.

Yürürlük

MADDE 7- (1) Bu Karar 1/1/2018 tarihinden itibaren vadesi gelen alacaklara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 8- (1) Bu Karar hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı yürütür.

Genel, SGK içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın