KOSGEBTEN 50.000 TL LİK DESTEK

Destek alabilmeniz için işletmeye ait veri bilgilerini KOSGEB’in veri tabanına kaydetmelisiniz. KOSGEB veri tabanına kayıt yaptırırken; işletmenin adı, işletmenin statüsü, vergi dairesinin bulunduğu il ve ilçeyi, vergi numaranızı eğer şahıs işletmesi ise TC kimlik numaranız, yetkili kişi adını ve soyadını, SSK sicil no, SSK iş yeri sicil no, işletmenin kuruluş yılını, esnaf ticaret sicil no, bağlı bulunduğu meslek kuruluşu, NACE üst kod ve NACE alt kodları da girilecek ve işletmeye ait adres telefon ve fax numaralarını da girerek tamamlayacaksınız.

KOSGEB veri tabanına kaydı olanlar KOBİ giriş işleminde başlayıp işletmenize ait bilgilerin hepsini girdikte sonra çıktılarını alıp bağlı olacağınız KOSGEB şubelerine bireysel olarak gidip evrakları teslim edip başvuru yapmış olacaksınız.

Kayıt işlemlerini yaparken dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta ise 15 dakika içerisinde zaman aşımına uğramadan yapmalısınız. KOSGEB veri tabanına yaptığınız kayıtlarda yanlışlıklardan ise siz sorumlu olacaksınız, bu nedenle dikkatli olmalısınız.

 

Genel, KOSGEB içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

3308 SAYILI KANUN KAPSAMINDA MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM GÖREN ÖĞRENCİLERİ ÇALIŞTIRAN İŞVERENLERE DUYURU

T.C. 
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI 
Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü 
Hizmet Akdiyle Çalışanlar Daire Başkanlığı 

 

6764 sayılı Kanunla 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ve 5510 sayılı Kanunda 9/12/2016 tarihinden geçerli olmak üzere değişiklik yapılmıştır.
Yapılan değişiklikle 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (b) bendi kapsamında mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler (tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler) de iş kazası ve meslek hastalığı yönünden, bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar hakkında ayrıca genel sağlık sigortası yönünden, sigortalı sayılmıştır.
3308 sayılı Kanun kapsamında aday çırak, çırak, mesleki eğitim, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında staj gören, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrencilerin işvereni 5510 sayılı Kanunun 87 nci maddesinin (e) bendine göre Milli Eğitim Bakanlığı veya bu öğrencilerin eğitim gördükleri okullar veya kurumlardır.
Mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler 6764 sayılı Kanunla 9/12/2016 tarihinden önce sigortalı sayılmamakta iken bu tarihten itibaren sigortalı sayıldıklarından bunların işvereni olan okulların bu kapsamdaki öğrencilerin işe giriş bildirgesini bu eğitime ya da staja başlamadan önce Kuruma vermeleri, 2016 yılı Aralık ayından itibaren aylık prim ve hizmet belgesi ile primlerini bildirmeleri gerekmektedir.
6764 sayılı Kanunun 9/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmesi ile bu tarihten önce sigortalı sayılmayan öğrenciler 9/12/2016 tarihinden itibaren sigortalı sayıldıklarından öğrencilerin işe giriş bildirgesinin 2016 yılı Aralık ayı aylık prim ve hizmet belgesinin Kuruma verildiği tarihe kadar (Kamu işvereni için, 7/1/2016 tarihi akşamına kadar) e-sigorta yoluyla Kuruma verilmesi halinde işe giriş bildirgesinin geç verilmesi nedeniyle idari para cezası uygulanmayacaktır. Bu sigortalıların işe giriş bildirgesinde “7-Çırak” yada “19-Stajer” sigortalılık kodlarından birisi kullanılabilecektir.
9/12/2016 tarihinden sonra mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi alacak öğrencilerin işe giriş bildirgesinin ise tamamlayıcı eğitime ya da alan eğitimine başlamadan önce okullar tarafından Kurumumuza e-sigorta yoluyla bildirilmesi gerekmektedir.
5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas günlük kazançlarının hesaplanmasında prime esas günlük kazanç alt sınırı dikkate alınmakta iken 6764 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yapılan değişiklikle aday çırak, çırak, işletmelerde mesleki eğitim, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında staj, tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrencilerin prime esas kazançları ilgili kanunlarında öngörüldüğü şekilde belirleneceği hüküm altına alınmış ve 3308 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde bu tutar asgari ücretin yüzde ellisi olarak belirlenmiştir.
5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (b) bendine tabi sigortalıların prim oranı, prime esas kazançlarının % 6’sı olup bu oranının % 1’i kısa vadeli sigorta kolları, % 5’i genel sağlık sigortası primidir. 9/12/2016 tarihinden itibaren tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler içinde aynı oran üzerinden prim ödenecektir.
Bakmakla yükümlü olunanların aylık prim ve hizmet belgesi ile yapılacak bildirimleri için “7” numaralı belge türü (asgari ücret x % 50 x % 1) bakmakla yükümü olunmayanlar için aylık prim ve hizmet belgesinde yapılacak bildirimlerde “42” numaralı belge türü (asgari ücret x % 50 x % 6) kullanılacaktır.
Mesleki ve teknik öğretim, tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrencileri çalıştıran işverenlerin işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet bildirgesi ile iş kazası olması durumunda iş kazası bildirimlerini Kanunda belirtilen sürelerde yapmamaları halinde 5510 sayılı Kanunun 102 inci maddesi kapsamında idari para cezası uygulanmaktadır.
Aday çırak, çırak, işletmelerde mesleki eğitim, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında staj, tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenci çalıştıran işverenlere önemle duyurulur.
Genel, SGK içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

YENİ ÖTV ORANLARI

ÖTV oranları değişikliğine ilişkin karar geçen hafta Resmi Gazete yayımlandı.
Değişiklikte önceki ve sonraki genel ÖTV oranları şu şekilde;

Yeni ÖTV oranları sadece genel oran olarak artmakla kalmamış fiyat bazlı ÖTV uygulamasına da geçilmiştir. Böylece fiyat yükseldikçe ÖTV oranları da artacaktır. Yeni düzenleme ile;
Motor silindir hacmi 1600 cm3ü geçmeyen araçlar için yüzde 60 olan genel oran, ÖTV matrahı 40 bin TLyi geçmeyen araçlar içinyüzde 45, 40 bin ile 70 bin TL arasında olan araçlar için yüzde 50 olarak,
Motor silindir hacmi 1600 cm3 ile 2000 cm3 arasında olan araçlar için yüzde110 olan genel oran, ÖTV matrahı 100 bin TLyi geçmeyen araçlar için yüzde 100 olacak.
Elektrik motoru olup 50 KWı geçen, motor silindir hacmi 1800 cm3ü geçmeyen araçlar için yüzde 60 olan genel oran, ÖTV matrahı 50 bin TLyi geçmeyen araçlar için yüzde 45, 80 bin TLyi geçmeyen araçlar için yüzde 50 olarak,

Elektrik motoru olup 100 KWı geçen, motor silindir hacmi 2500 cm3ü geçmeyen araçlar için yüzde 110 olan genel oran, ÖTV matrahı 100 bin TLyi geçmeyen araçlar için yüzde 100 olarak uygulanacaktır.
Bundan sonraki uygulamalarda ÖTV oranı için hem silindir hacmi hem de araç değeri gibi iki kritere de bakmak gerekecek.

Genel içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

SGK TAKSİTLENDİRME SÜRESİ UZATILDI

SGK Duyurusu 6736 Sayılı Kanun Süre Uzatımı Hakkında

Bilindiği üzere, 26.10.2016 tarihli, 29869 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25.10.2016 tarihli 2016/9385 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin ekinde yer alan kararı uyarınca;

6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin yer alan başvuru süreleri, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 6 ıncı maddesi hükmü saklı kalmak üzere, Kanunda belirtilen sürelerin bitiminden itibaren 25.11.2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar uzatılmıştır.

Söz konusu Bakanlar Kurulu kararı uyarınca borçların yapılandırılmasına ilişkin olarak sadece başvuru süresi 25.11.2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar uzatılmakta olup, ilk taksit ödeme süresine ilişkin son ödeme tarihinde ise herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.

İşverenlerimize önemle duyurulur.

Genel, SGK içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

BİREYSEL EMEKLİLİK HAKKINDA MERAK EDİLENLER

 

1- Otomatik katılım uygulaması kimleri kapsıyor?

Türk vatandaşı veya mavi kartlı olup, 45 yaşının altındaki tüm 4a ve 4c kapsamındaki çalışanlar ve çalışmaya yeni başlayacaklar uygulamaya dahildir. Özel sektör çalışanları bağlı bulundukları işyerinin büyüklüğü göz önünde bulundurularak, Bakanlar Kurulu Kararı ile tedrici olarak sisteme dahil edilecektir.

2- İşverenler otomatik katılım çerçevesinde kapsama dahil olup olmadıkları açısından, çalışan sayısını nasıl hesaplamalıdır?

Çalışanların otomatik katılıma dahil olma şartlarını taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın (45 yaş altı ve üstü çalışan sayısı ayrımı yapılmaksızın) işverene bağlı tüm çalışan sayısı dikkate alınır.

3- Bir işyerinde çalışan sayısının, otomatik katılım kapsamında yer alacak işyeri kriterinin dışında kalacak şekilde azalması durumunda nasıl bir yol izlenir?

Bir defa kapsama alınan işyerinin çalışan sayısında, kapsama alınma tarihini müteakip gerçekleşen değişiklikler dikkate alınmaz.

4- Şirketler topluluğu veya holding niteliğinde olan yapılarda şirketler topluluğunun tek bir çatı altında Otomatik Katılım kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olacak mı?

Otomatik katılım kapsamında her bir işveren bazında çalışan sayısı dikkate alınır.

5- İçinde aynı veya farklı lokasyonlarda birden fazla işyeri barındıran işverenlerin tek bir çatı altında Otomatik Katılım kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olacak mı?

Çalışan sayısının belirlenmesinde, birden fazla işyeri olan işverenler için bütün işyerlerindeki çalışanların toplamı göz önünde bulundurulur.

6- İşveren olarak otomatik katılım uygulaması kapsamındaki yükümlülüklerim nelerdir?

a) Emeklilik şirketinin seçimi: 5510 sayılı Kanunun 12 nci maddesi kapsamındaki her işveren, çalışanları adına, bir emeklilik şirketi ile sözleşme yapmakla yükümlüdür. Şirket seçiminde, hizmet kalitesi, kesinti ve diğer hususlar göz önünde bulundurarak tercihte bulunulmalıdır.

b) Fonların Seçimi: İşveren, sisteme giriş esnasında çalışandan faizli/faizsiz fon tercihini alır, tercihte bulunmayan çalışanları için söz konusu tercihi yapar.

c) Katkı payının ödenmesi: İşveren, katkı payını çalışanın ücretinden kesip emeklilik şirketine aktarmakla yükümlüdür. Maaş ödemelerini Maliye Bakanlığınca işletilen Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sistemi kullanarak yapan Kamu Kurumları aynı sistemi kullanarak katkı payı ödemelerini gerçekleştirebilecektir.

d) Devir İmkanı: İşveren operasyonel gereklilikleri dikkate alarak, şirket seçimi ve katkı payının kesilmesi hariç diğer yükümlülüklerinin icrasını emeklilik şirketine bırakabilir.

7- Oto katılımda sisteme dahil olmak üzere işverenler tarafından hangi formlar doldurulacak?

İşverenle şirket arasında tarafların yükümlülüklerini detaylandıran bir sözleşme imzalanacaktır.

8- Oto katılımda sisteme dahil etmek üzere işverenler çalışanlarından hangi formları imzalamalarını isteyecektir?

Otomatik katılım kapsamında işverenler çalışanlarından herhangi bir imza almayacaktır.

9- İşveren katkı payını şirkete zamanında iletmezse, eksik iletirse ya da sehven çalışandan katkı payı kesintisinde bulunmazsa cezai müeyyide var mıdır? Cezalar nelerdir?

İşverene; katkı payını zamanında şirkete aktarmaz veya geç/eksik aktarırsa, çalışanlarını sisteme dahil etmezse, çalışanın birikiminde oluşan parasal kaybından sorumludur ve her bir ihlal için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yüz Türk Lirası idari para cezası uygulanır.

10- Otomatik katılım kapsamında işverene ek fayda ya da promosyon uygulaması yapılabilir mi?

Hayır yapılamaz.

11- İşveren çalışanı adına katkı payı ödemesi yapabilir mi?

İşveren otomatik katılım sistemi kapsamında çalışanı adına katkı payı ödemesi yapamaz. Diğer taraftan, işveren grup emeklilik sözleşmesi (İGES) kapsamında çalışana katkı payı ödemesi yapılabilir.

12- İşveren çalışana fayda sunmak amacıyla, otomatik katılım sistemi kapsamında ödenecek katkı paylarını çalışan ücretinden kesmek yerine kendisi ödeyebilir mi?

Hayır. Bu kapsamda ödeme yapmak isteyen işveren İGES kurmak zorunda olup, çalışanı herhalükarda otomatik katılım sistemine dahil etmek durumundadır.

13- Çalışanlar, sisteme giriş esnasında herhangi bir fon tercihi bulunmazsa katkı payların hangi fonlarda yatırıma yönlenecektir? Fon dağılım değişikliği yapmasının bir sınırı var mıdır?

Çalışanlar tarafından faizli/faizsiz fon tercihinin yapılmaması durumları için, işveren anlaşma yapacağı emeklilik şirketine ön tanımlı bir tercihte bulunabilir. Bu kapsamda, katkı payları yapılan tercih doğrultusunda öncelikle 2 aylık süre boyunca faizsiz fonlarda değerlendirilir, akabinde ise standart fonda yatırıma devam ederi. Çalışanlar yılda 6 defa fon dağılım değişikliği yapabilir.

14- İşverenler emeklilik şirketini değiştirebilir mi?

İşveren iki yıl süresince emeklilik şirketini değiştiremez. İzleyen dönemde ise emeklilik şirketini yeniden değiştirebilmesi için ilgili şirkette en az bir yıl kalması gerekir.

15- Birden fazla işverenle çalışanlar için otomatik katılım kapsamında her bir işvereni ile birden fazla emeklilik sözleşmesi açılabilir mi?

Çalışanın her bir işvereni nezdinde otomatik katılım sözleşmesi açılacaktır.

16- Mevcut işyerinde SGK’dan emekli ve 45 yaşın altında halen çalışan varsa otomatik katılım ile sisteme dahil edilecek midir?

Evet dahil edilecektir.

17- Çalışanın maaşı üzerinde haciz/nafaka gibi yasal kesintiler varsa (Maaşın %25’i düzeyinde) katkı payı ödemesi için maaşından kesinti yapılabilir mi?

Prime esas kazanç ve emeklilik keseneği alomaliye.cometkilenmediği sürece ödenecek katkı payı tutarı değişmez.

18- Çalışanlar otomatik katılım kapsamında mevzuatta belirlenenin oranın üzerinde bir oranda katkı pay kesilmesini talep edebilir mi?

Evet, talep edebilirler.

19- Otomatik katılım sözleşmeleri kapsamında çalışanlar ek katkı payı ödemesi yapabilirler mi?

Çalışanın ücretinden yapılacak kesinti dışında katkı payı ödemesi yapılamaz.

20- Katkı payı neye göre hesap edilecektir?

Prime esas kazanç ve emeklilik keseneği referans alınarak hesaplanacaktır.

21- Çalışan işsiz kaldığında otomatik katılım kapsamındaki sözleşmesi devam edebilir mi?

Çalışan ilgili emeklilik planına devam etmek isterse bu sözleşmeye ilişkin tasarrufta bulunma hakkı çalışandadır.

22- İş yeri değiştirdiğinde; yeni iş yerinde otomatik katılım kapsamında emeklilik planı yoksa mevcut emeklilik planına devam edebilir mi?

Çalışan iş değiştirdiğinde yeni işvereninde otomatik katılım kapsamında bir emeklilik planı yok ise, mevcut emeklilik planına devam edebilir.

23- İş yeri değiştirdiğinde; yeni iş yerinde otomatik katılım kapsamında emeklilik planı varsa nasıl bir yöntem izlenecektir?

Çalışan, işyeri değişince yeni işyerindeki plana birikim transferi ya da plan değişikliği ile geçiş yapar.

24- Otomatik katılım dışında, bireysel emeklilik sisteminde (BES) sözleşmesi olan çalışanlar otomatik katılıma dahil olacak mıdır?

Evet, otomatik katılım sistemine dahil olma şartı taşıyan tüm çalışanlar sisteme dahil olacaktır.

25- Çalışanlar otomatik katılım kapsamı dışındaki BES sözleşmesiyle otomatik katılım sistemine devam edebilir mi?

Hayır, otomatik katılım ile yeni sözleşme başlatılacaktır.

26- Katkı payı ödemeleri nasıl takip edilecektir?

Takip ve tahsil işlemleri, emeklilik şirketleri ve/veya bu amaçla yetkilendirilecek bir şirket tarafından takip edilecektir.

27- İşverenin iflası durumunda çalışanın katkı payı ödemeleri nasıl takip edilir?

Çalışan katkı payı, işverenin taraf olduğu 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki haciz ve iflas yoluyla takip bakımından işçi alacağı niteliğinde imtiyazlı bir alacaktır. İşverenler otomatik katılım uygulaması kapsamındaki yükümlülükleri bakımından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından denetlenir.

28- Otomatik katılım kapsamında çalışandan sisteme girişte, sistemde kaldığı sürece ve sistemden çıkışta hangi ücretler alınır?

Otomatik katılım kapsamında çalışanlardan sisteme girerken giriş aidatı, sistemden ayrılma durumunda ise herhangi bir ertelenmiş aidat ya da ücret ödemesi alınamaz. Sistemde bulunduğu sürece çalışanların emeklilik hesabındaki birikimleri üzerinden Fon İşletim Gider Kesintisi (FİGK) dışında bir kesinti yapılmaz.

29- Otomatik katılım kapsamı dışında BES sözleşmesi olan bir katılımcı için uygulanan devlet katkısı limiti bu sözleşmeler için de geçerli olacak mıdır? Yoksa otomatik katılım için devlet katkısı üst sınırı ayrıca mı belirlenmektedir?

Otomatik katılım kapsamındaki sözleşmeler için Devlet katkısı üst sınırı BES sözleşmelerinin devlet katkısı limitinden ayrı hesaplanacaktır. Örneğin, 2016 yılı için otomatik katılım kapsamı dışındaki sözleşmesi için azami 4.941 TL devlet katkısı hesaplanırken, otomatik katılım kapsamındaki sözleşmesi için ayrıca 4.941 TL devlet katkısı hesap edilir.

30- Otomatik katılım kapsamında sunulacak Devlet katkılarına hak ediş süresi bulunmakta mıdır?

%25 oranındaki Devlet katkısı teşviki ile 1.000 TL’lik bonus Devlet katkısı teşviki için hak kazanma süreleri aynı olup, hak ediş süreleri aşağıda yer alan tabloda açıklanmıştır.

Sistemde tamamlanan yıl sayısı Devlet katkısı hak ediş oranı
0-3 %0
3-6 %15
6-10 %35
10-Emeklilik Öncesi %60
Emeklilik Dönemi %100

31- Otomatik katılım kapsamında elde edilen emeklilik ve Devlet katkısına esas süreler, diğer BES sözleşmeleri kapsamında elde edilen emeklilik ve Devlet katkısına esas süreler ile birleştirilebilir mi?

Otomatik katılım kapsamında elde edilen emeklilik ve Devlet katkısına esas süreler ile diğer hak ve yükümlülükler otomatik katılım kapsamında kurulmamış BES sözleşmeleri ile birleştirilemez.

32- Çalışanın işten ayrılması durumunda bildirimleri kime yapacaktır? Ödemeye dışarıdan devam etmesi mümkün müdür?

Çalışan işten ayrılması durumunda, doğrudan emeklilik şirketi ile tüm iş ve işlemlerini gerçekleştirecektir. Çalışan katkı payı ödemeye dışarıdan devam edebilir veya hesabını sonlandırabilir.

Genel, SGK içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Karşılıksız Çekte Yeni Düzenleme

Yeni düzenleme çek ile güvensizlik yaratan durumlarda değişiklik yapıldı. Karşılıksız çeke önce adli para cezası, ardından belli koşullarda yeniden hapis cezası getirildi…

Karşılıksız çeke uygulanan hapis cezası, 2012 yılında son verildi. Ancak, son zamanlarda çek ile ilgili yaşanan bazı suistimaller, çeke olan güvensizliğin artması, ekonomide bozulan dengeler nedeniyle çek konusunda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyuldu.

 

■ Kanuni ibraz süresinde ibraz edilmekle birlikte karşılıksız çek düzenlemesine sebep olanlar için hamilin şikayeti üzerine her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası getirildi. Adli para cezası her bir çek için karşılıksız kalan kısımdan aşağı olamayacak. Adli para cezası ödenmezse, bu ceza 5275 Sayılı Ceza Kanunu gereği kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaksızın doğrudan hapis cezasına çevrilecek.

■ Kanuni ibraz süresinden itibaren işleyen süreye göre hesaplanan temerrüt faiz oranında hesaplanan faiz ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda ödeyen kişi hakkında davanın düşmesi, mahkumiyet kesinleşmesinden sonra hükmün sonuçlarının tamamen kaldırılmasına karar verilecek.

■ Mahkeme koruma tedbiri olarak gerek yargılama aşamasında, gerekse hükümle birlikte çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı da koyabilecektir. Mevcut böyle bir yasak varsa devamına karar verilecek. Bu yasak kararı, çek sahibi gerçek ve tüzel kişi ise, tüzel kişi adına çek keşide edenler ile sermaye şirketi adına çek keşide edilmesi durumunda yönetim organı ve ticaret siciline tescil edilen temsilci hakkında verilecek. Bu yasağa sahip kişiler yasakları süresince sermaye şirketleri yönetim organlarında görev alamayacak.

■ Mahkeme, yargılama sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı veya davanın düşmesi veya reddine karar verilmesi halinde, aynı kararda çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağının kaldırılmasına da hükmedebilecek.

■ Çek hesabı açmak için bankalar tarafından artık adli sicil kaydı talep edilecek. Bankalar çek hesabı açma yasağının olup olmadığını kontrol edecekler. Böylece yalan beyanla çek hesabı açmanın önüne geçilmiş olacak. Sermaye şirketlerinde yönetim kurulu için ve ticaret siciline kaydedilen yetkililer için bu inceleme bankalar tarafından eksiksiz yapılacak.

 

 

Genel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

ÜCRETSİZ ÇALIŞAN EŞLERİN SSK KARŞISINDA DURUMU

5510 sayılı kanunun 6 Maddesinde Sigortalı Sayılamayanlar Kısmında ‘’İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi’’ sigortalı sayılmaz denilmiştir. Buna göre işverenin işyerinde yardım etme amacı ile eşi çalışıyorsa sigortalı olma zorunluluğu bulunmuyor.

Genel, SGK içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

ÇALIŞMAYAN EV KADINLARI NASIL EMEKLİ OLABİLİR?

Çalışan, üreten, ekonomiye katkıda bulunan ev kadınları, bunun karşılığını emeklilik olarak alabilir. Yapmanız gerekenler çok basit aslında detaylara geçmeden yüzeysel olarak yazıyorum ki; Hemen en yakın SGK’ ya gidin, dilekçenizi verin. Şartlar ise hiç de zor değil aslında.

Peki Çalışmayan ev hanımı nasıl emekli olur ? Önce müjdeyi verelim. Ev kadınları belli şartları tamamladıklarında emekli olabilir ve emekli maaşı alabilir. Şimdi gelelim bunun nasıl olacağına…

İş yerinde çalışmadan isteğe bağlı sigortalı olabilirsiniz. İsteğe bağlı sigorta sizi çalışmadan emekli eder.

Birinci şart; bir işyerinde zorunlu sigorta kapsamında çalışmıyor olmak ya da 30 günden az çalışıyor olmak…

İkinci şart; 18 yaşını doldurmuş olmak.

Üçüncüsü; Kendi sigortalılığı dolayısıyla, bir maaş almamak.

Dördüncüsü ise Türkiye’de ikamet etmek.

Bu şartları taşıyorsanız dilekçenizi yazıp, en yakın Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğü’ne (SGK) gidin. Dilekçenizi verdiğiniz günün ertesi günü sizin için emeklilik tarihi başlamış demektir.

Siz artık isteğe bağlı sigortalı oldunuz… Şimdi bunun için bir prim ödemeniz gerekiyor. Bu prim miktarını gelirinize göre belirlemeniz mümkün. Yani en azını da ödeyebilirsiniz, en yükseğini de. Böylece ileride alacağınız emekli maaşınızın miktarı artabilir ya da azalabilir. Bizim tavsiyemiz; imkânı olan en yüksek miktardan ödemeniz. İleride rahat edersiniz. Ödeyeceğiniz miktarlar asgari ücrete göre belirleniyor. En düşük miktar, brüt asgari ücretin yüzde 32’si kadar oluyor. Bunun yüzde 20’si malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi olarak alınıyor. Kalan yüzde 12’si de genel sağlık sigortası primidir ki, böylece sağlık hizmetlerinden de yararlanabiliyorsunuz. 2016 yılının ilk 6 ayı için belirlenen brüt asgari ücret 1.647 TL lira. Bunun yüzde 32’si ise 527 lira 5 kuruş… Bu miktar en düşük ödenecek rakamdır.

BAĞ-KUR’LU OLUYORSUNUZ

İsteğe bağlı sigortada bir incelik var. Bu şekilde ödenen primler 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin b fıkrası kapsamında. Başka bir deyişle Bağ- Kur sigortası olarak değerlendiriliyor.

BUNU DENEMEYİN

Çokça duyduğumuz bir uygulama var, bu konuda da uyarmak istedim. Özellikle ev kadınları, bazı tanıdık şirketlerde çalışmadıkları halde hatır olarak sigortalı gösteriliyor. Çalışmadığı halde bir yerde kendisini sigortalı göstertme yoluyla sigortalı olmak, kişinin sahte sigortalı olmasına sebep olur. Durumun tespit edilmesi halinde sahte sigortalılık iptal edilir. Bu bir suçtur.

İSTEĞE BAĞLI MÜRAACAT

İlk defa isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenlerin örneği Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ekinde yer alan “İsteğe Bağlı Sigorta Giriş Bildirgesi” ile ikametgâhlarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüklerine/sosyal güvenlik merkezlerine başvurmaları gerekiyor.

İsteğe bağlı sigortalılık, müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlamakta.

 

SONA ERMESİ

– İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş son günü takip eden günden,

– Aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden,

– Ölen sigortalının ölüm tarihinden,

-Zorunlu sigortalılığın başladığı tarihten,

İtibaren isteğe bağlı sigortalılık sona ermektedir.

 

 

 

Genel, SGK içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

BORCU OLMAYAN BAĞKURLUYA İNDİRİM

Bağ-Kur’da 5 puanlık prim indirimiyle esnafın aylık prim yükü 82.35 TL azalacak. İndirimli prim uygulaması 1 Ekim’de başlayacak. Borcu bulunan Bağ-Kur’lular, yıllık 988 liraya ulaşan prim indiriminden yararlanamayacak. Borçlu esnafın prim indiriminden 1 Ekim tarihinden itibaren yararlanabilmesi için borcunu yapılandırması gerekiyor.

Genel, SGK içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

YETİM AYLIĞI

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile çalışanlar ve emekliler ile bunların hak sahibi dul ve yetimleri için de yeni bir dönem başlamıştır. Özellikle memurlar açısından 2008 yılı Ekim ayı başından önce Emekli Sandığı iştirakçiliği bulunanlar ile ilk defa bu tarihten sonra memuriyete başlayan ve 5510 sayılı Kanuna göre 4/1-c sigortalısı olanlar ile bunların hak sahibi dul ve yetimleri için farklı uygulamalar söz konusudur.

Memurlardan 2008 yılı Ekim ayı başından önce Emekli Sandığı iştirakçiliği bulunanlar hakkında 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun uygulanmaya devam edilecektir. İlk defa 4/1-c sigortalısı olanlar ile bunların hak sahibi dul ve yetimleri hakkında ise 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.

2008 YILI EKİM AYI BAŞINDAN SONRA VEFAT EDEN 4/1-a VE 4/1-b SİGORTALILARININ HAK SAHİPLERİ

 

5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce vefat eden 4/1-a ve 4/1-b sigortalılarından dolayı ölüm aylığı bağlanan hak sahibi eş ve çocuklar ile ana ve babaların durum değişikliği nedeniyle aylıklarının artırılması, azaltılması kesilmesi ve yeniden bağlanmasında mülga kanun hükümleri uygulanacaktır. 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölen sigortalılardan dolayı ölüm aylığı bağlanan hak sahiplerinin vefatı haricinde sigortalının hak sahiplerine bağlanmış bulunan aylıkların hangi hallerde kesileceği ve hangi hallerde yeniden bağlanabileceği aşağıda açıklanmıştır

 

A- DUL EŞİN AYLIKLARI

 

Sigortalının dul eşi evlendiğinde, bağlanmış bulunan ölüm aylığı evlenme tarihini takip eden dönem başından itibaren kesilmektedir. Aylığın kesilmesine neden olan evlenmenin, ölüm veya boşanma nedeniyle son bulması halinde, kesilmiş bulunan aylık eşin talebi üzerine yeniden bağlanmaktadır. Sonradan evlendiği eşinin ölümü nedeniyle, ikinci eşinden de ölüm aylığına hak kazanan dul eşe, bu aylıklardan tercih ettiği aylığı bağlanmaktadır.

 

B- ERKEK ÇOCUKLARIN AYLIKLARI

 

Erkek çocuklara bağlanan aylıklar;

5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri [2] hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başladıkları,

Kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlandığı,

18 yaşını, orta öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurdukları tarihi izleyen ödeme dönemi başından kesilmektedir. Orta öğrenimde 20 veya yüksek öğrenimde ise 25 yaşına gelmeden önce mezun olma, kendi isteği ile ayrılma, atılma gibi nedenlerle okulla ilişiği kesilenlerin aylıkları da ilişiğin kesildiği tarihten sonraki ödeme dönemi başından geçerli olmak üzere kesilmektedir. Bu şekilde aylığı kesilenlerden yeniden öğrenime başlayanlara, belirtilen yaş sınırları içinde kalmak ve talepte bulunmaları koşuluyla yeniden aylık bağlanmaktadır. Erkek çocukların evlenmeleri halinde aylıkları kesilmemektedir.

 

C- KIZ ÇOCUKLARIN AYLIKLARI

 

Kız çocuklarına bağlanan aylıklar;

 

5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başladıkları,

Kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlandığı, evlendikleri tarihi izleyen ödeme dönemi başından itibaren kesilmektedir. Ölüm aylığının kesilmesine neden olan sebebin ortadan kalkması (işten ayrılma, evliliğin son bulması, dul kalma ve bağlanan gelirin/aylığın kesilmesi) halinde, müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren yeniden aylık bağlanmaktadır. Ancak, evlenme ödeneği aldıktan sonra, evlenme tarihini izleyen ödeme dönemi başından başlamak üzere iki yıl içerisinde meydana gelen boşanma veya dul kalma halinde, bu süre içinde tekrar aylık ödenmediğinden, bu gibi durumlarda kız çocuklarına bağlanacak ölüm aylıkları, iki yıllık sürenin dolduğu tarihten itibaren başlatılmaktadır. Evliliğin son bulması ile kocasından da aylık bağlanmasına hak kazanan kız çocuğuna tercih ettiği aylık bağlanmaktadır. Kız çocukların boşanmaları nedeniyle ölüm aylığına hak kazanmaları halinde, aylığın başlangıç tarihi, boşanma ilamının kesinleştiği tarihe göre belirlenmektedir. Ayrıca, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kız çocukların bağlanmış olan aylıkları kesilmekte ve adlarına ödenmiş olan tutarlar geri alınmaktadır.

 

D- MALUL ÇOCUKLARIN AYLIKLARI

 

Malul çocuklara bağlanan aylıklar;

 

5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başladıkları tarihi,

Kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlandığı tarihi,

Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan kontrol muayenesi sonucu SGK Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirmediği tespit edilen çocukların yeni malullük durumuna esas tutulan rapor tarihini izleyen ödeme dönemi başından itibaren kesilmektedir. Sigortalının ölüm tarihinde aylık bağlanmamış ya da bağlandıktan sonra kesilen çocuklardan sonradan çalışamayacak durumda malul olanlara, 5510 sayılı Kanuna tabi veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmamaları ve buralardan kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ve aylık bağlanmaması koşuluyla, malullük durumunun tespitine esas sağlık kurulu rapor tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmaktadır. Malul çocukların evlenmeleri halinde aylıkları kesilmemektedir.

 

E- ANA VE BABANIN AYLIKLARI

 

Ana ve babaya bağlanan ölüm aylıkları;

 

Eş ve çocuklardan artan hissenin bulunmadığı (65 yaşın üstündeki ana ve babalar hariç),

Her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha fazla olduğunun tespit edildiği,

Diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve aylık bağlandığı,

Tarihi takip eden ödeme döneminden itibaren kesilmektedir.

 

EMEKLİ SANDIĞI MEVZUATINA GÖRE BAĞLANAN DUL VE YETİM AYLIKLARININ KESİLMESİ

 

Emekli Sandığı mevzuatını teşkil eden 5434 sayılı Kanunda aşağıda yazılı hallerde dul ve yetimlere aylık bağlanmayacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre;

Kendisinden aylık bağlanacak, iştirakçiyi veya emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı alanı kasten ve haksız yere öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlere veya adi malul sayılacak hale getirenlere,

Kendisine aylık bağlatacak iştirakçiye veya emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı alana veya ailesine karşı ağır bir cürüm işlendiğinden veya bunlara karşı kanunen mükellef olduğu vazifeleri ifada büyük bir kusur irtikâp eylediğinden dolayı ölüme bağlı bir tasarrufla mirastan ıskat edilenlere (mirastan çıkarılanlara),

Evli kız ve erkek çocuklarla anaya,

 

Aylık bağlanmaz(5434 SK. Md.77). Bağlanmış olan aylığın kesilmesini gerektiren haller şu şekilde belirtilmiştir.

Türk vatandaşlığından çıkarılma, Türk vatandaşlığını bırakma veya yabancı memleket uyruğuna girme(5434 SK. Md.92),

Dul eşlerin, ana ve kız ile erkek çocukların evlenmesi (harp malulleri ile evlenen karılar hariç) (5434 SK. Md.93),

Ana ve baba ile malul ve muhtaç olması nedeniyle aylık bağlanan çocukların muhtaç durumdan çıkmaları(5434 SK. Md.93),

Erkek çocukların (18) yaşını, orta öğrenimde ise (20) yaşını, yüksek öğrenimde ise (25) yaşını doldurmaları veya bu yaşlarını doldurmadan öğrenimlerini bitirmeleri(5434 SK. Md. 74 ve 93),

Olarak belirlenmiştir. İlgililerin bu durumlarının kesin olarak belirtildiği tarihleri takip eden aybaşından itibaren aylıkları kesilmekte ve daha sonra yeniden aylığa müstahak olmaları şartıyla aylıkları tekrar bağlanmaktadır(5434 SK. Md.93).

Ayrıca Emekli Sandığına tabi çalışmaya başlayanlardan yetim aylığı alanların göreve başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren bu aylıkları kesildiği gibi ölüm tarihinde söz konusu görevlerde bulunanlara da diğer şartları taşımalarına rağmen aylık bağlanmamaktadır(5434 SK. Md.99). (Dul eşin görevde olması veya göreve girmesi yalnızca aylık bağlama oranında değişiklik yapmakta, bağlanmış aylığın kesilmesini veya aylık bağlanmamasını gerektirmemektedir.)

 

Bunun yanında uygulamada askere giden erkek çocukların yaş ve öğrenim durumları ile ilgili şartları sağlamalarına rağmen aylığı kesilirken, Sayıştay Genel Kurulunca verilen 15.3.1956 tarihli karar gereği erkek çocuklardan çalışmaya mani, tedavisi mümkün olmayan hastalık veya çalışmaya mani malullük sebepleri ile muhtaç oldukları Sağlık Kurulunca tasdik olunacak raporla anlaşılanlara, muhtaç olmak şartıyla aylık bağlanmış olanların, evlenmelerinin daha ziyade kendilerinin bakımı maksadına matuf olduğu cihetle, diğer evlenmeler gibi kabul olunamayacağından, bu durumda olanlara babalarından dolayı aylık bağlanmasına karar verilmiş olması nedeniyle bu kapsamdaki erkek çocukların evlenmeleri nedeniyle aylıkları kesilmemektedir. Bu değerlendirmelere göre;

 

Dul eşlerin 5434 sayılı Kanun kapsamında emekliliğe tabi bir görevde bulunmaları veya bu görevleri dolayısıyla emekli aylığı almaları halinde, ödenmekte olan dul aylığı kesilmemekte, ancak bu durumda aylık bağlama oranı %75 yerine %50 olarak uygulanmaktadır (5434 SK. Md. 68).

Dul aylığı alan eşlerden Emekli Sandığı Kanununa tabi daire, kurum ve ortaklıklar ile bunların Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işyerlerinde emekliliğe tabi olmayan ücretli, geçici kadrolu veya yevmiyeli hizmetlere tayin edilmeleri veya söz konusu işyerleri dışında 506 sayılı Kanuna, 1479 sayılı Kanuna veyahut 506 sayılı Kanunun Geçici 20’nci maddesine tabi sandıklara tabi olarak çalışmaları veya bu çalışmalarından dolayı aylık almaları halinde, dul aylıkları kesilmemekte ödenmesine devam edilmektedir. Bu durumda dul aylığı oranı değişmemekte, %75 olarak devam etmektedir(5434 SK. Md. 68).

Yetim aylığı alanların 5434 sayılı Kanun(5510 sayılı Kanuna göre 4/1-c sigortalısı) kapsamında emekliliğe tabi bir görevde bulunmaları veya bu görevleri dolayısıyla emekli aylığı almaları halinde, ödenmekte olan yetim aylığı kesilmektedir.

Yetim aylığı almakta iken Emekli Sandığı Kanununa tabi daire, kurum ve ortaklıklar ile bunların Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işyerlerinde emekliliğe tabi olmayan ücretli, geçici kadrolu veya yevmiyeli hizmetlere tayin edilmeleri veya söz konusu işyerleri dışında 506 sayılı Kanuna veya 1479 sayılı Kanuna veyahut 506 sayılı Kanunun Geçici 20’inci maddesine tabi sandıklara tabi olarak çalışmaları veya bu çalışmalarından dolayı aylık almaları halinde, yetim aylıkları kesilmemekte ödenmesine devam edilmektedir. Bu durumda yetim aylığı oranı değişmemektedir(5434 SK. Md. 68). Ancak, malul ve muhtaç olmaları şartına bağlı olarak yetim aylığı almakta olanların söz konusu aylıkları asgari ücret üzerinde bir aylık veya gelir elde etmeleri halinde muhtaç durumdan çıkmaları nedeniyle kesilmektedir.

Dul veya yetim aylığı almakta iken evlenenlerin bu aylıkları kesilmekte, erkek çocuklardan çalışmaya mani, tedavisi mümkün olmayan hastalık veya çalışmaya mani malullük sebepleri ile yetim aylığı bağlananların ise evlenmeleri halinde yetim aylıkları kesilmemektedir.

 

 

 

Bu değerlendirmeler neticesinde 2008 yılı Ekim ayı başından sonra vefat eden 4/1-a ve 4/1-b sigortalılarının hak sahibi dul ve yetimleri ile haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan Emekli Sandığı iştirakçisi çalışanların hak sahibi dul ve yetimlerinin aylıklarının kesilmesini gerektirir durumlarda çok büyük bir farklılık bulunmamakla birlikte özellikle Emekli Sandığı mevzuatına göre yetim aylığı alan kız yetimlerin kamu kurumlarında da olsa 4/1-a sigortalısı olarak çalışmaya başlaması veya 4/1-b sigortalısı olmayı gerektirir faaliyete başlaması halinde yetim aylıklarının kesilmemesi bu kesime tanınan büyük bir ayrıcalıktır.

 

Bu kapsamda kendisine aylık bağlatacak iştirakçiye veya emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı alana veya ailesine karşı ağır bir cürüm işlediğinden veya bunlara karşı kanunen mükellef olduğu vazifeleri ifada büyük bir kusur irtikap eylediğinden dolayı ölüme bağlı bir tasarrufla mirastan ıskat edilenlere aylık bağlanmazken, ölenin mirasını reddeden hak sahibi dul ve yetimler ile boşanma davası devam ederken ölüm nedeniyle evliliğin boşanma nedeniyle değil de ölüm nedeniyle sona erdiği kabul edilerek taraflarına dul aylığı bağlanan eşlerin durumlarının da göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

 

 

 

Genel içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın