YENİ TORBA YASA İLE EKSİK GÜN BİLDİRİMİ VERME ZORUNLULUĞU KALDIRILDI

MADDE 67- 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmayan ve ücret ödenmeyen sigortalıların eksik gün nedeni ve eksik gün sayısı, işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan edilir. Sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını gösteren eksik gün nedenleri ile bu nedenleri ispatlayan belgelerin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, saklanması ve diğer hususlar Kurumca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kurumca istenilmesine rağmen ibraz edilmemesi veya ibraz edilen bilgi ve belgelerin geçerli sayılmaması halinde otuz günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi, yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.”
YASANIN ESKİ HALİ:
Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların, otuz günden az çalıştıklarını ispatlayan belgeler, işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin verilmesi gereken süre içinde verilir. Belgelerin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi, verilme yöntemi, belgeleri verecek işyerleri, belgelerin verileceği kurum ile diğer hususlar Kurumca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin aylık prim ve hizmet belgesinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin verilmesi gereken süre içinde (…) (1) verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin (…) (1) geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.

Genel, SGK içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

YENİ TORBA YASA İLE BAZI HALLERDE HACZİN KALDIRILMASI

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna 74 üncü maddesinden
“Bazı hallerde haczin kaldırılması” başlıklı 74/A maddesi eklenmiştir. Düzenleme ile
Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanuna göre haczedilen
malların, aynı Kanuna göre tespit edilen değerinin %10 fazlasıyla birlikte ödenmesi ve
maddede belirtilen diğer şartların da sağlanması kaydıyla, mahcuz mal üzerine tatbik
edilen hacizlerin kaldırılması ve üç ay süreyle aynı mal üzerine tahsil dairelerince haciz
konulmaması esası getirilmiştir. (madde 2) (1.4.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir )

Genel içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

HARİCİ DONANIM VE YAZILIMLARIN YAZARKASALAR İLE BAĞLANTILI ÇALIŞMA ESASLARI

Bilindiği üzere; 30.09.2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 483 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “Harici donanım ve yazılımların ÖKC’lerle bağlantılı çalışma esasları” başlıklı 8 inci maddesine göre;  perakende mal ve hizmet satışlarının gerçekleştirilmesinde yararlanılan satış uygulama yazılımları ile bunların üzerinde çalıştığı bilgisayar vb. donanımların (sipariş alma işlemlerinde kullanılan mobil el terminalleri ile sipariş bilgilerini gösteren ve mali geçerliği olmayan fiş veya belgeler üreten cihazlar dahil) eski nesil ve yeni nesil ÖKC’lerle 1/4/2018 tarihinden itibaren bağlantılı şekilde ( satış uygulama yazılımları veya harici donanımlar kullanılarak gerçekleştirilen her bir satış veya sipariş işleminin ÖKC’de mali değeri olan fişe dönüşmesini temin edecek şekilde) kullanılması zorunluluğu bulunmaktadır.  

Bu zorunluluğun yerine getirilmesi için, perakende mal ve hizmet satışlarında harici satış yazılım veya donanımlarını kullanan mükelleflerin bu yazılım ve donanım sistemlerinin ÖKC’lerle bağlantılı bir şekilde çalışmasını temin etmek için ilgili yazılım ve ÖKC firmalarını yetkili servislerine başvurması ve gerekli entegrasyon süreçlerinin ÖKC yetkili servisleri tarafından 1/4/2018 tarihinden önce gerçekleştirmiş olması gerekmektedir.

Genel içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

YILLIK İZİN SÜRELERİ

Yıllık izin süreleri İş Kanununda belirtilmiştir. İş Kanunundaki asgari izin süreleri;

Yıllık ücretli iznin, 4857 sayılı Kanunun 53. maddesinde gösterilen süreler içerisinde işveren tarafından sürekli bir şekilde kullandırılması zorunludur.

İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

a) 1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dâhil) olanlara 14 günden,

b) 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara 20 günden,

c) 15 yıl (dâhil) ve daha fazla olanlara 26 günden az olamaz.

Yeraltı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri 4’er gün arttırılarak uygulanır.

Ancak 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi 20 günden az olamaz.

Genel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

TEMETTÜ GELİRLERİNİN BEYAN EDİLMESİ

Gerçek kişilerce, tam mükellef kurumlardan elde edilen ve Gelir Vergisi Kanunu uygulaması bakımından kar payı sayılan gelirler aşağıdaki gibidir:

a ) Her nev’i hisse senetlerinin kar payları,
b ) İştirak hisselerinden doğan kazançlar,
c ) Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kar payları.

Tam mükellef kurumlardan elde edilen ve yukarıda sayılan kar paylarının % 50 si gelir vergisinden muaf olup, kalan tutar vergiye tabi gelir olarak dikkate alınacaktır.

Beyana tabi başka gelirlerin bulunmaması halinde, vergiye tabi gelir 2017 dönemi için 30.000 TL yi  aşması halinde beyan edilecektir.

Beyan edilen tutar üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, kurum bünyesinde karın dağıtımı aşamasında yapılan % 15 oranındaki vergi kesintisinin tamamı (istisnaya isabet eden kısım dahil) mahsup edilecek olup, mahsup sonrası kalan tutar genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilecektir.

2017 yılında elde edilen temettü geliri 2018 yılının mart ayında beyan edilecektir. Beyan sınırı da her yıl şubat ayı sonunda Gelir  İdaresi Başkanlığı’nca ilan edilmektedir.

Genel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

YENİ KDV TASARISINDA DİKKAT ÇEKEN DÜZENLEME HASILAT ESASLI VERGİLENDİRME

Hasılat esaslı vergilendirme:

MADDE 38- Ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanların talep etmesi halinde, vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden (katma değer vergisi dahil) bedel üzerinden, bu Kanunun 28 inci maddesi uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemek üzere, Bakanlar Kurulunca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenen oran uygulanmak suretiyle hesapladıkları katma değer vergisini, indirilecek katma değer vergisi ile ilişkilendirmeksizin beyan ederek öderler.

Birinci fıkra kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükelleflerin kazancının tespitinde, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre beyan ederek ödedikleri katma değer vergisini işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla hesapladıkları katma değer vergisini gelir olarak dikkate alırlar.

Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkamazlar.

Bakanlar Kurulu Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinden, yıllık iş hacimleri Vergi Usul Kanununun 178 inci maddesine göre ikinci sınıf tüccarlar için geçerli olan haddin iki katına kadar olanları, hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamına almaya, Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

 

Bu düzenleme tasarıda ki bu haliyle geçerse eğer;, örnek olarak % 18 kdv ödeyen bir firma devletin belirleyeceği orana tabi olarak o da misal diyelim %9 olsun indirilecek kdv lerini dikkate almadan devletle bir nevi anlaşarak kazancının %9 unu kdv olarak ödeyecek bu düzenleme bence serbest meslek ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar için gayet iyi olacaktır.

imza

Genel içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İKİNCİ EL ARAÇ ALIM SATIMINDA YETKİ BELGESİ ŞARTI GETİRİLDİ

İkinci el araç satış işlemlerini düzenleyen yönetmelik 13 Şubat 2018 tarihli resmi gazetede yayınlandı.  Yayınlanan yönetmeliğe göre bundan sonra ikinci el araç alım satım işlemlerinde yetki belgesi aranması şartı getirildi.

İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edebilecek kişiler ve yetki belgesi

MADDE 5 – (1) İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti, işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlar tarafından yapılır.

(2) Yetki belgesi, ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapılan işletmenin bulunduğu yerdeki il müdürlüğü tarafından verilir, yenilenir ve iptal edilir.

(3) Yetki belgesi, her bir işletme için ayrı ayrı düzenlenir ve devredilemez.

(4) Yetki belgesinin geçerlilik süresi beş yıldır.

(5) Yetki belgesi, işletmede kolayca görülüp okunabilecek bir yere asılır.

(6) Bakanlık, yetki belgesinin içeriği ile yetki belgesinin düzenlenmesine ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Yetki belgesi verilmesinde aranan şartlar

MADDE 6 – (1) İşletmeye yetki belgesi verilebilmesi için;

  1. a) 18 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartların taşınması,
  2. b) Esnaf ve sanatkârlar odasına, ticaret ve sanayi odasına veya ticaret ve sanayi odalarının ayrı kurulduğu yerlerde ticaret odasına kayıtlı olunması,
  3. c) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olunması,

ç) Gerçek kişi tacirler ile esnaf ve sanatkârların kendilerinin, ticaret şirketleri ile diğer tüzel kişi tacirlerin temsile yetkili kişilerinden en az birinin, şubelerde ise şube müdürünün;

1) On sekiz yaşını doldurmuş olması,

2) En az lise mezunu olması,

3) Mesleki yeterlilik belgesine sahip olması,

4) İflas etmemiş veya iflas etmiş olsa bile itibarını yeniden kazanmış olması,

5) Konkordato ilan etmemiş olması,

6) Kasten işlenen bir suçtan dolayı affa uğramış olsalar dahi devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, milli savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçlar ile casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörizmin finansmanı, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından hüküm giymemiş ya da ticaret ve sanat icrasından hükmen yasaklanmamış olması,

gerekir.

(2) Bakanlık, yetki belgesi verilmesi için mesleki eğitim şartı getirmeye ve bu eğitime ilişkin usul ve esasları ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak belirlemeye yetkilidir. Mesleki eğitim, Bakanlık veya Bakanlıkça uygun görülen üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve mesleki yeterlilik belgesi vermeye yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından verilir.

Yetki belgesinin verilmesi

MADDE 7 – (1) Yetki belgesi başvurusu, yetki belgesi verilmesinde aranan şartların taşındığını gösteren belgeler ile birlikte yazılı olarak yapılır. İşletmenin 18 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı, başvuru tarihinden itibaren yedi gün içinde il müdürlüğü tarafından bir tutanakla yerinde tespit edilir.

(2) İl müdürlüğünce, ilgili kurum ve kuruluşların elektronik bilgi sistemlerinden sağlanabilen belgeler bu sistemlerden temin edilir ve işletme adına elektronik ortamda oluşturulan dosyada diğer başvuru evrakı ile birlikte saklanır.

(3) Yetki belgesi verilmesinde aranan şartları taşıdığı anlaşılan işletmelere, başvuru tarihinden itibaren on gün içinde yetki belgesi verilir.

Yetki belgesinin yenilenmesi

MADDE 8 – (1) Yetki belgesi, geçerlilik süresinin sona ermesi veya içeriğindeki bilgilerden herhangi birinde değişiklik olması durumunda yenilenir.

(2) Yenileme başvurusu, yetki belgesi geçerlilik süresinin sona ermesinden en az otuz gün önce, yetki belgesinde yer alan bilgilerde değişiklik olması durumunda ise değişikliğin gerçekleştiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır.

(3) Posta yoluyla yapılan yenileme başvurusu geçersizdir.

(4) Yetki belgesinin yenilenmesinde 7 nci maddede belirtilen usul ve esaslar uygulanır. Ticaret unvanının veya işletme adının değişmesi gibi nedenlerle yetki belgesinin yenilenmesi durumunda değişikliğin belgelendirilmesi yeterlidir.

Yetki belgesinin iptali

MADDE 9 – (1) Yetki belgesi verilmesinde aranan şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi halinde bu durum, şartların kaybedildiği tarihten itibaren on beş gün içinde işletme tarafından yazılı olarak il müdürlüğüne bildirilir. Bu bildirim veya şartların kaybedildiğinin il müdürlüğünce tespiti üzerine yetki belgesi aynı gün iptal edilir.

(2) Yetki belgesi iptal edilen işletme il müdürlüğünce beş gün içinde yazılı olarak yetkili idareye bildirilir.

Genel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

PTT Memuru Tebligatına Göre Sigortalılık

Genel içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

E-İRSALİYENİN İŞLEYİŞİ

Sevk irsaliyesi” belgesinin, elektronik belge olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’nın uygulaması  aracılığıyla alıcının posta kutusuna gönderilip, alıcının malları kabul veya red durumunu bildiren yanıtının yine aynı uygulama üzerinden satıcıya iletilmesi süreçlerini kapsayan bir belgedir.

E-irsaliye ile kağıt irsaliyenin bir farkı yoktur. Sistem 01.01.2018 tarihi itibariyle kullanıma açılmıştır.

E-irsaliyede aşağıda yazılı bulunan bilgiler bulunmaktadır.

e-İrsaliyesinin düzenlenme tarihi ve belge numarası,

e-İrsaliyeyi düzenleyenin adı, ticaret ünvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası,

Müşterinin adı, ticaret ünvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası,

Taşınan malın nevi, miktarı,

Fiili sevk tarihi ve saat ve dakika olarak zamanı.

e-İrsaliye’de; sevk irsaliyesine ek olarak, malların sevki sırasında sevk irsaliyesinin alıcı tarafından teslim alındığını gösteren belgeler sisteme işlenebilecek, alıcılar malı teslim aldıklarında söz konusu belgeler ile GİB sistemi üzerinden satıcıya dönüş yapabileceklerdir.

E-irsaliyenin çıktısını alıp araçlarda bulundurmak zorunludur.

E-irsaliye olması yol kontrollerinin olmayacağı anlamına gelmiyor.

yol denetimleri ve kontrol memurları e-İrsaliye bilgilerine

ellerinde bulunan tabletler üzerinden ulaşabilecek.

Genel içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

TİCARİ KAZANÇTAN İNDİRİLEBİLECEK GİDERLER

Gelir, safi tutarları üzerinden vergiye tabi tutulmaktadır. Gelir Vergisi
Kanununun 40 ıncı maddesine göre, safi tutarı tespit edebilmek için, gayri
safi hasılattan indirilebilecek giderler aşağıda sıralanmaktadır.
a) Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel
giderler,
b) Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve
ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı ve
demirbaş olarak verilen giyim eşyası (Resmi ve özel daire ve müesseselerce
hizmet erbabına işin icabı olarak verilen ve bunların işten ayrılmaları halinde
geri alınan giyim eşyası),
c) İşle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun
emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar,

d) İşle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat
ve ikamet giderleri,
e) Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan
taşıtların giderleri,
f) İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga,
belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar,
g) Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar,
h) İşverenlerce, Sendikalar Kanunu hükümlerine göre sendikalara ödenen
aidatlar,
i) İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen
katkı payları, (İşverenler tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen ve
ücretle ilişkilendirilmeksizin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim
konusu yapılacak katkı paylarının toplamı, ödemenin yapıldığı ayda elde
edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz.
Gerek işverenler tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları,
gerekse bu Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı
bendi kapsamında indirim konusu yapılacak prim ödemelerinin toplam tutarı,
ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari
ücretin yıllık tutarını aşamaz.)
j) Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek
ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde
bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedeli.
Ayrıca, Bağ-Kur primleri de sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca ödenmiş
olması şartıyla beyan edilen ticari kazançla sınırlı olmak üzere indirim konusu
yapılabilecektir.

 

Genel içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın